Sönen güneş, her zamanki güneşti. Dağlar renkli, engin ve güzeldi. Bulutlar yer yer çöküyor, yer yer yükseliyordu. Dünya sayısız günlerinden birini daha yaşıyordu. Bu azametli alemin içinde biz, bütün bu gürültülerimiz, boğuşmalarımızla ne kadar silik kalıyorduk…
Bu yollarda biz bir borcu ödüyoruz, dersiniz. Yüzyıllardan beri soyulan, sömürülen, yüzyıllar boyunca yalnız mal, yalnız can vergisi için aranan şu bitmiş, şu bilinmeyen Anadolu’ya karşı, çeşmeleri gürül gürül akan İstanbul’un işlediği günahların borcunu ödüyoruz.