Karanlık aydınlıktan yalan doğrudan kaçar.
Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar.
Üzülme doğruların kaderidir yalnızlık
Kargalar sürüyle kartallar yalnız uçar...
Yaşlanmışsın Patasana. Yüzündeki çizgiler derinleşmeye başlamış, her an gülümsemeye hazır dudakların, sevinç duymaktan utanır olmuş, üzerine bir ağırlık çökmüş. Tatlı ürkekliğin vakitsiz bir uyuşukluğa dönüşmüş. Yağız bir tay gibi yerinde duramayan bedenin yaşlı bir kaplumbağa gibi yavaşlamış.
Yüreğimin yap dediğini, aklım yapma der. Aklımın soylu bulduğu, yüreğimce dalkavukluktur; yüreğimin doğru bulduğuysa aklımca suç. Bir yanım bahar rüzgarı gibi uçarı, tez canlıdır, öteki yanım kış soğuğu gibi katı, ağır kanlıdır. Bir yanım içimden gelen seslere kulak verir, öteki yanım öğrendiklerime, bildiklerime.
Geç Hititler döneminde yaşayan Patasana'nın yaşadıklarıyla; insanın yüreğindeki karanlık mahzeninde yaşayan zalimliği, vahşiliği gösteren bu kitap; gözyaşlarının nefret mendili ile değil, sevgi yağmurlarıyla yıkanmasını bizlere söylemektedir.