Söyleyin
Ne zaman aydınlanacak bu karanlık alın yazımız?
Nasıl aldandık bunca zamandır
Nasıl inandık güzelliğine hayatın
Bize ne doğan güneşten,
Büyüyen buğdaydan, akan sudan bize ne.
Hangi perdeyi aralasak gece,
Hangi taşı kaldırsak çaresizlik.
Yaylım ateşlerle delik deşik oldu insanlığımız.
Bir zamanlar kendimi, bulunmaz hint kumaşı sanmıştım.
Kaç metredir benim yokluğum?
Yokluğumdan dünyaya bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan.