Bahar

Bahar
@Umutcicegi
~ Her zaman umut vardır. Hiç umut kalmadığında bile.~ ☆Umutlu kal sevgili okur:) İnstagram hesabım; instagram.com/baharizm._
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 21:50
Tesadüfen okuyorum ve büyüleniyorum. Galiba bazen tesadüfler gerçekten güzeldir. Bu mükemmel kitabın yanında benim kelimelerim biraz sönük kalacak ama yine de kısaca içeriğinden ve düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Bir Başka Masal kitabında Yusuf adında bir karakterimiz var. Yusuf aslında bir yazar fakat ailesinin isteği üzerine harita mühendisliği okuyor. Bir gün yazdığı kitabı yayınevine teslim ediyor ama gözden kaçırdığı büyük bir sorun olduğunu fark ediyor: Kitabının sonunu yazmadan bastırmış. Ve ardından kendini bir anda kendi kitabının evreninde buluyor. Bence bu kadarı yeterli. Çünkü geri kalanı anlatılarak değil, okuyup keyfini çıkararak keşfedilmeli. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu kitap sadece bir roman değil. Aynı zamanda her bölümde yazarın kendi yazdığı şiirler de yer alıyor. Şiirleri o kadar güzel ki… Altını çizmek istediğim çok fazla satır oldu. Uzun zamandır bir oturuşta bu kadar keyifle okuduğum bir kitap olmamıştı. Ağır kitapların arasına sıkıştırabileceğiniz, dinlendiren ama aynı zamanda içine çeken çok güzel bir kitap. Benim başucu kitaplarımdan biri oldu ve en sevdiğim kitaplar listesine girdi. Mutlaka okuyun, kesinlikle tavsiyemdir. Umarım okur ve seversiniz. Sevgilerle…
Bir Başka MasalSelman Sendrom · Salon Yayınları · 201663 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 23:15
Jack London’dan Vahşetin Çağrısı benim için her zaman ayrı bir yerde duracak. Martin Eden ise onun yanında aynı etkiyi bırakmadı. Yarı otobiyografik bu romanda gemicilikle uğraşan Martin’in kendini geliştirme çabası ve Ruth’a duyduğu aşkı okuyoruz. Eğitimsiz bir genç olan Martin, Ruth’un idealindeki erkek olmak için kendi başına büyük bir dönüşüm sürecine giriyor. Ruth ise onu kendi zihnindeki kalıba sokmaya çalışıyor. Martin ise tüm hayatını bu uğurda değiştirmeyi göze alıyor. Anlatım oldukça akıcıydı. Hızlı okunuyor, sıkmıyor. Ancak tüm bu süreç ve final sahnesi bende beklenen etkiyi oluşturmadı. Yine de kötü bir kitap olduğunu söyleyemem. Sadece bana çok dokunmadı. Jack London’u sevenler için keyifli bir okuma olabilir ama beklentiyi çok yüksek tutmamakta fayda var. Sevgilerle...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 20:01
Normalde bir kitap bu kadar uzun bir süre elimde kalmaz fakat çok yoğun olduğum bir dönemden geçtiğim için biraz uzun sürdü bitirmem. Buna rağmen büyük bir keyifle okudum. Yoğun da olsam her gün mutlaka az da olsa okudum. Okuduktan sonra öyle tıkanmış hissettim ki hemen inceleme yazmaya kendimi hazır hissedemedim. Ama şimdi yorumumu yapmaya hazırım; Roman, 11. yüzyılda İran'da bulunan Alamut Kalesi'nde geçiyor. Hikâye, Haşhaşiler tarikatının lideri olan Hasan Sabbah etrafında şekilleniyor. Hasan Sabbah, Selçuklu veziri Nizamülmülk ve Sultan Melikşah'a karşı mücadele etmek için gençleri yetiştirir. Bu gençler "Fedailer" olarak bilinir. Hasan Sabbah, gençleri cennetle ödüllendireceğine inandırmak için, uyuşturucu etkisi yaratan bir maddeyle bayıltır. Gözlerini açtıklarında kendilerini "sahte bir cennette" bulurlar. Bu durum sayesinde Hasan Sabbah için tereddütsüz canlarını feda etmelerine neden olur. Romanın merkezinde özellikle; İbni Tahir, Yusuf ve Halime yer alıyor. İbni Tahir; saf ve sorgulayıcıdır, olaylara eleştirel gözle bakar. Yusuf; Hasan Sabbah'a tam anlamıyla bağlı fedailerden biridir. Halime ise sahte cennette ki hurilerden biridir. Sadece bunlar değil, Meryem, Fatma, Süleyman, Abama ve daha birçok harika karakterlerle dolu muazzam bir kitaptı. En sevdiğim karakter kesinlikle Halime oldu, onu kendime o kadar yakın hissettim ki... Hem kurgu hem tarih hem de felsefe anlamında mükemmel bir kitaptı. Okuru düşündüren, sorgulatan şahane bir eser. Kitabı bitirdikten sonra düşündüğümde kendi kendime “Hiç mi sıkıldığım yer olmadı?” diye sordum ve gerçekten de hiç sıkılmadığımı fark ettim. Olay, zaman, karakterler her şey harikaydı, betimlemeler çok yerindeydi. Çok akıcı ve sürükleyiciydi. Övgüyü sonuna kadar hak eden bir eser. Kesinlikle tavsiyemdir. Mutlaka
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Yazım hatası varsa edebiyat çökmüştür derim!
1/10
·276 syf.··
2026 17. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 19:14
Kitap benim için kesinlikle bir hayal kırıklığı oldu. Tarih öğretmeni olarak Bursa’ya atanan Kemal öğretmen, Eskişehir’den Bursa’ya giderken otobüste gördüğü mavi gözlü bir kıza âşık oluyor. Sonrasında bu kızın, öğrencisinin ablası olduğunu öğreniyor. Devamını anlatmaya gerek duymuyorum; çünkü kitabı daha fazla özetlemek istemiyorum. Kitapta çok fazla yazım hatası vardı ve bu durum beni fazlasıyla rahatsız etti. Diyaloglarda yer yer ne konuşma çizgisi ne de tırnak işareti kullanılmış. Bu da okurun kafasını karıştırmak için yeterli bir sebep. Açıkçası anlamadığım şey şu: Bu kadar yazım hatası olan bir kitap, editörlerin gözünden nasıl kaçmış olabilir? Kitap bana oldukça yüzeysel ve üstün körü yazılmış gibi geldi. Bir samimiyet hissedemedim. Okuru etkileme gücü zayıftı. 70’ler dönemini anlatıyor ve Yeşilçam tadı vermeye çalışıyor; ancak Yeşilçam’daki o samimiyet, heyecan ve merak duygusu bu kitapta yok. Olaylar kopuk, detaylar yetersiz… Kısacası, hayal kırıklığı yaratan bir eserdi. Ben açık sözlü bir insanım; beğenmediğim bir şeyi beğenmiş gibi gösteremem. Neyse ki kitabı uyguna almıştım. Yine de ne paranıza ne de hayal gücünüze değmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü değmez! Sevgilerle.
Tutku Aşk ve Bir ÖğretmenYılmaz Arıbaş · Sokak Kitapları Yayınları · 202154 okunma
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 20:58
Hangi sözle bu kitabı anlatmaya başlasam bilmiyorum… Yıllardır bu kadar konuşulan ve övülen bir kitabı okumadığım için üzülüyordum. Ama şimdi anlıyorum ki onu tam zamanında okumuşum. İlk defa bu kadar popüler bir kitaptan nefret etmeyip ona hayran kaldım. Ruhuma adeta ilaç gibi geldi. Üst üste beni yoran, sevmediğim kitaplardan sonra bana yeniden verimli bir okuma hissi yaşattı. Ve evet, hep söylediğim o edebi doygunluk hissini iliklerime kadar hissettim. Uçağı arızalandığı için çöle iniş yapmak zorunda kalan bir pilot ile kendi gezegeninden ayrılıp başka dünyaları keşfetmek için Dünya’ya gelen Küçük Prens’in yollarının kesişmesine tanıklık ediyoruz. Bu tesadüfi buluşmanın ardından; hayal gücünü, çocuk kalbinin saflığını ve insan ruhunun derinliğini anlatan çok özel bir hikâye ortaya çıkıyor. Her cümlesi ayrı anlam taşıyan ama bir o kadar da bize dokunan bir kitaptı. Sanırım bu kitabı hiç unutmayacağım. Günün birinde küçük kardeşime hediye etmek istediğim kitaplardan biri olacak. Mutlaka okunmalı, tavsiyemdir.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Yapı Kredı Yayınları · 2015280,3bin okunma