Hangi sözle bu kitabı anlatmaya başlasam bilmiyorum…
Yıllardır bu kadar konuşulan ve övülen bir kitabı okumadığım için üzülüyordum. Ama şimdi anlıyorum ki onu tam zamanında okumuşum.
İlk defa bu kadar popüler bir kitaptan nefret etmeyip ona hayran kaldım. Ruhuma adeta ilaç gibi geldi. Üst üste beni yoran, sevmediğim kitaplardan sonra bana yeniden verimli bir okuma hissi yaşattı. Ve evet, hep söylediğim o edebi doygunluk hissini iliklerime kadar hissettim.
Uçağı arızalandığı için çöle iniş yapmak zorunda kalan bir pilot ile kendi gezegeninden ayrılıp başka dünyaları keşfetmek için Dünya’ya gelen Küçük Prens’in yollarının kesişmesine tanıklık ediyoruz. Bu tesadüfi buluşmanın ardından; hayal gücünü, çocuk kalbinin saflığını ve insan ruhunun derinliğini anlatan çok özel bir hikâye ortaya çıkıyor.
Her cümlesi ayrı anlam taşıyan ama bir o kadar da bize dokunan bir kitaptı. Sanırım bu kitabı hiç unutmayacağım. Günün birinde küçük kardeşime hediye etmek istediğim kitaplardan biri olacak.
Mutlaka okunmalı, tavsiyemdir.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Yapı Kredı Yayınları · 2015280bin okunma
"İnanların ömrü," dedi Küçük Prens, "trenden inip trene binmekle geçiyor ama sorsan, kendileri bile bilmiyor nereye gittiklerini! Oradan oraya koşuşturuyorlar, bari bir yere varsalar..."
"Ne istediğini bilen yok ki çocuklardan başka," dedi Küçük Prens, "zamanı bile feda eder çocuklar bir bezbebek uğruna, kimseye vermedikleri kıymeti verirler ona, ellerinden almaya kalk da gör bebeklerini, bak nasıl ağlıyorlar..."