Ben 'evet' sözcüğünü çok severim. 'Hayır', yolun sonu demektir bence. 'Hayır' dediğimiz zaman bütün kapılarımızı, pencerelerimizi kapatıp evimize hapsederiz kendimizi. Şayet 'evet' diyemiyorsak hiç olmazsa 'belki'yi deneyelim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir çift göz sonra kalp gözü olurdu ve o kalp gözü kalp dostu olurdu. Kalp dostu ise sonsuza dek kalpte küçük bir acı bırakırdı. Böyleydi…
(Alıntı yazmakta olduğum kitabımdan...)
Uzun zamandır beni böyle yoran bir kitap olmamıştı. Türk edebiyatını çok severim ama bu kitap benim için küçük bir hayal kırıklığı oldu. Çok farklı bir şey beklemiştim; klasik bir roman değilmiş. Zaten yazar natüralist bir roman yazdığını özellikle belirtiyor. Okurken bir hikâyeden çok, edebiyat üzerine yazılmış bir deneme okuyormuş gibi hissettim.
Toplum gözlemi, kadın-erkek ilişkileri, ahlak anlayışı, eğitim ve kültür farkları, batılılaşma tartışması gibi konulara değinen, edebî anlamda güçlü bir kitap. Kötü bir kitap asla değil; hatta yer yer hayran bırakan bir kaleme sahip. Bazı cümlelerde okuru durdurup düşündürüyor, adeta takılı bırakıyor. Bu durum benim hoşuma gitti.
Genelde bu tarz kitapları okumayı severim; hem keyiflidir hem de genel kültür açısından besleyicidir. Müşahedat da onlardan biri. Kitapta çok sık geçen Seyyid Muhammed Numan’ı ilk kez bu kitapta tanımış oldum. İsmini dahi hiç duymamıştım. Araştırınca Hindistan’da yaşayan evliyânın en büyüklerinden biri olduğunu gördüm. Bilgi edinmek açısından da güzel bir kitap bence.
Aslına bakarsanız bir kitap yoruyorsa, o kalemin ne kadar güçlü olduğunu anlarız. Hiç etkilemeyebilirdi ama okuru yormayı başardı; bu da aslında güzel bir şey. Yorucu ama zihinsel olarak besleyen bir okumaydı. Bu yüzden yine de tavsiye ederim.
MüşahedatAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024915 okunma