Merhaba, içimdeki sen.
Çaresizliğimin başkentinden yazıyorum sana.
Söyleyecek fazla sözüm yok affet beni.
Yokluğun, bir günahın ızdırabı gibi.
Geceler tükenmiyor, zaman akmıyor.
Yalnızlığımın beşiğini sallıyorum.
Dilimde bir ayrılık şarkısı...
Üzerimde kolları yırtık bir hüzün.
Karşımda olmasa da aklımda hep yüzün.
Her gün dünün aynısı olunca, boş yere yaşadığını düşünüyorsun. Yine de her şeyi değiştirmek senin elinde oluyor. Yeni insanlar tanıyorsun, birini sevmek istiyorsun. Sevemiyorsun. Çünkü bir kez kaybetmişsin ya, bir kere kırılmış ya kalbin; pes etmek kolay geliyor. Belki hayatının sonuna kadar mutlu olabileceğin insanlara şans bile vermiyorsun. Sonunda da soğuk, yalnız, her şeyi içine atan birisi olup çıkıyorsun.