Sanırım Japonya’yı ve Japon kültürünü çok sevdiğim için bu kitabın kapağını görünce hemen okumak istedim. İlk defa bir kitap kapağını beğenip öyle okumaya başladım.
Muriel Barbery’nin Tek Bir Gül kitabı yas,kimlik ve estetik teması etrafında şekillenen sakin ama bir o kadar da derin bir eser. Okurken hemen hemen her sayfada altını çizdiğim bir sürü cümle oldu.
Kahramanımız Rose, babasının ölümünden sonra Japonya’ya gider ve geçmişiyle hiç tanımadığı babasıyla yüzleşirken aslında kendini bulur.
Babasıyla arasındaki duvarları kırarken kendisiyle arasındaki mesafe ile yüzleşir. Olaydan çok duygu anları ön planda ki bu olay örgüsü sevenleri belki sıkabilir. Çünkü dingin bir roman. Japonlara özgü “azlık”, “sessizlik “gibi kavramlar kitabın bütününe hakim. Ayrıca çok güzel bahçe ve tapınak tasvirleri ile kendinizi oralarda geziyor gibi hissediyorsunuz.