"Ağzını sildikten sonra peçeteyi origami yapar gibi üçe katlayıp zarifçe tabağın kenarına koyuyorsun. Sonra peçete açılıyor, alıp yeniden katlıyorsun. Gene açılıyor. Kızıyorsun, yeniden katlayıp bir ucunu tabağın altına sıkıştırıyorsun. Adalet, peçeteleri ne çok... Adalet, peçeteleri ne güzel katlıyorsun! Sırf sen rahat rahat, renk renk katla diye peçete koleksiyonu yapabilirim; biliyor musun?"
"Mesela fark ettin mi bilmem ama seninle ben yan yanayken pozitif bilimlerin açklayamayacağı esrarlı şeyler oluyor. Sanki bütün gezegen karanlığa gömülüyor da bir tek ikimizin üstüne parlak spotlar tutuluyor. Koca bir dolunayın altında duruyorsun hep. Çiçek dürbününden izliyorum seni, etrafında fırıl fırıl yıldızlar dönüyor."