Yiğit

Yiğit
@UnderHisEye
Osmanlı Dream Team
Kanuni Dönemi Osmanlı All-Star gibi lan, baksanıza Mimar Sinan, Barbaros Hayreddin, Fuzuli, Ebusuud Efendi hadi biraz geç yakalasa da Sokollu derken... Vay anasını, füze ataydınız bari.
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Keşke bu kadar basit olmasa
o değilde şu hayatta yaptığımız herşey azıcık serotonin ve dopamin için.
Sağlık
Taburcu kelimesi nereden geliyor?
Askeri hastanelerde tedavisi biten askerler, taburlarına geri gönderilirler, bitmeyenler ise tedavi sürecine devam ederler. Taburlarına geri gönderilen askerlere "taburcu" denirdi. Dolayısıyla askeri bir müessese olan hastane, yine askeri bir terim olan "taburcu" ifadesinin de doğduğu yerdir. Daha sonra sivil hastaneler açılınca da tedavisi biten siviller evlerine döndüklerinde, zamanla oturmuş olan bu ifade terk edilmemiş ve hastaneden çıkış yapanlara "taburcu" denmeye devam edilmiştir.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Tarih
Su uyur, Düşman uyumaz.
Günlük hayatta sıkça kullandığımız "Su uyur, düşman uyumaz" deyiminde geçen "su" da, asker anlamına gelen kelimedir ve içilen su kastedilmemektedir. Dolayısıyla düşmanın hiçbir zaman uyumayıp uyanık kalacağını, "su"nun da uyumaması gerektiği vurgulanır. Cumhuriyet devri Türk Silahlı Kuvvetleri'nde de "su" kelimesi yeniden üretilerek "subay" şeklinde kullanılmıştır. Bu hareket, tarihi köklere bağlılığı temsil eder.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Tarih
8/10
·800 syf.··
Beğendi
·
2020 96. kitabı
Orta Asya'dan günümüze hatta ilerisine kadar askeri tarihimize ait bir boşluğu tam olarak dolduramasa da kapı aralayan bir eser Türk Askeri Kültürü. Ordu - millet anlayışıyla günümüze kadar var olmuş ve var oluşundan beri 50 yıllık bir esaret haricinde asla başka bir milletin boyunduruğu altına girmemiş bir millet olarak şimdiye kadar böyle bir çalışmamızın olmaması büyük bir eksiklikti, daha da acısı böyle eksikliği şimdiye dek fark etmemiş oluşumuzdu. Kitap ilk önce Günümüzün Türk Askeri yapısı ve yazısız kuralları hakkında uzun ve detaylı bir brifing verdikten sonra Orta - Asya'dan günümüze kadar gerek devlet, gerekse kara ve deniz gücü, gerekse istihbarata, lojistiğe, hekimliğe kadar geniş bir çerçevede Türk Askeri yapısını sunuyor, bunu yaparken de her bir kısmın yazarının farklı olması neticesiyle tekrara düşünüyor, takdir edersiniz ki aynı cümleyi 3 farklı kısımda görmek insanı bir noktada bayıyor, ki bu kitabın olumsuz bir özelliği. Bazı kısımlar hakikaten emek verilmişken, bazı kısımları ise gereksiz, detaylara boğulmuş ve üstün körü yazılmış buluyorsunuz, gene de bu bir yere kadar da kabul edilebilir bir durum. Şunun hakkını vermem lazım ki askeri kültüre haiz ve tarihe meraklı bir birey olsanız bile ilk defa duyup, hayretle öğreneceğiniz inanılmaz fazla detaya ve derinliğe sahip bir eser ama bu sizi korkutmasın. Hele ki askerlik hakkında hiçbir fikriniz yok ama bir yerden başlamak istiyorsanız bile bu kitabın dili size fransız gelmeyecektir, meram neyse gayet anlaşılır bir şekilde yazılmış, her yönden gerekli açıklamalar gerek satır arası, gerekse dipnot olarak belirtmiş. İncelemeyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözleriyle bitiriyorum: "Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur".
Tarih
Hunlar'dan Günümüze Türk Askeri KültürüKolektif · Kronik Kitap Yayınları · 2019115 okunma