Ben bir ağacım yaprakları rüzgara doğru savrulan kökünden ne zaman kopacağını bilmeyen kimin dallarıma konacağını kime neler vereceğimi yaşadıkça görecek bir ağaç!
Susmaya devam etti. Uzun bir sükut. Dakikalar geçiyor. Her an birbirimizden biraz daha uzaklaşıyoruz. Konuşursak, birbirimize bunu hissettirmekten başka bir şeye yaramayacak. Bunun için susuyoruz. Ne onda bu büyük mesafeyi atlamak ve ötekinin yanına varmak isteği, ne ben de kuvveti var. Bu sessizlik içinde zaman aramızdan bir düşman gibi geçiyor.
Birdenbire vücudum gevşedi, omuzlarım düştü.
Başımı yastığa koydum
Hafif bir titreme. Uyuşukluğa benzer bir uyku istidadı. Hafif dalıp uyanmalar ve küçük kâbuslar. İsmimi çağırıyorlar gibi. Yatağımın başında fısıldaşmalar, hayatımla münasebeti olmayan kısa bir rüya. Sonra âni bir uyanıklık, şuursuz bazı hâtıralar. Dikkatin birdenbire artması. Bir hâdise beklemek. Dizimde hafif bir sızı. Zorlukla dönüyorum, sağlam dizimi kısıyorum. Bir rahatlık. Gevşiyorum. Göğsümün üstünde kat kat yelekler çözülüyormuş gibi bir hafifleme var. Dalıyorum.