Güç etkinlikten değil, mülkiyetten gelir. Çağdaş kapitalizm, insanın gelişiminin önüne ilave engeller koymuştur. Sorunsuz çalışan işçi, memur, mühendis ve tüketici ekiplerine ihtiyacı vardır ; onlara ihtiyaç duyar çünkü bürokrasiler tarafından yönetilen büyük girişimciler, bu tür bir düzen ile o kalıba uyan "düzen adamını "gerektirir. Sistemimiz, ihtiyaçlarına uygun insanları oluşturmak zorundadır; sorunsuzca işbirliği yapacak çok sayıda insan yaratmalıdır; daha çok tüketmek isteyen insanlar ; zevkleri standartlaştırılmış ve kolayca öngörülüp, etkilenebilen insanlar yaratmalıdır. Kendilerini özgür ve bağımsız hisseden, bir otorite ya da vicdani ilkeye bağlı olmayan ama yine de kendilerinden bekleneni yapmak ve toplumsal makinenin sorunsuzca işleyen bir parçası olabilmek için buyruk almaya istekli insanlara ihtiyacı vardır; güç uygulamadan yönlendirilebilecek, lidersiz yönetilebilecek, amaç olmadan -iyi olanı yapma, hareket halinde olma, ilerleme amacı hariç- harekete geçirilebilecek insanlara gerek duyar.