İnsanların çoğu, içsel uyarı işaretlerini bir yana ittikçe ya da umursamadıkça, bu işaretler kendilerini ele geçirir ve kişiyi şaşkın, kafası karışmış ve utanç içinde bırakır. İçeride olup bitine rahat bir şekilde dikkatini veremeyen kişiler, herhangi bir duyusal değişime ya kendilerini kapatarak ya da panik olarak tepki verirler, korkudan korkmaya başlarlar.
... beyin görüntüleri, geçmişteki duygusal bir olayı anımsamanın, olayın gerçekleştiği sırada iç organlarımızda hissettiğimiz duyguları tekrar yaşattığını göstermiştir. Her duygu, diğerlerinden ayrılan belirgin bir özellik göstermektedir.
DLPFC, şimdiki zaman deneyimlerimizin geçmişle ilişkisini ve geleceği nasıl etkileyeceğini gösterir. Bunu beynin kronometresi olarak düşünebilirsiniz. Yaşanan her ne ise bir sonu olduğunu bilmek ve er ya da geç biteceğini bilmek pek çok deneyimi katlanabilir kılmaktadır. Aynı zamanda bunun tersi de doğrudur. Bitmek bilmez gibi hissettirdiğinde durum katlanılmaz bir hal alır. Pek çoğumuz üzüntü veren deneyimlerden, korkunç yasa kadar, acınası durumların sonsuza dek süreceği hissinin eşlik etmesini ve bu kaybı asla atlatamayacağımız hissini biliriz. Travmanın kendisi ''bu sonsuza dek sürecek'' deneyimidir.