Nehir

Nehir
@User2874910937
Söylediğim bir şeyi savunmuyorum mu demektir? Söylemek savunmanın bir biçimi mi? Oysa ben söylediğim her şeyi, yarı yarıya, hem savunmak hem de yeein dibine batırmak istiyorum. Söz aynaysa, yansıtır yalnızca - hiçbir zaman kendisi değildir. İnsanlar bu aynaların düz mü eğri mi olduğuyla ilgilidirler; benimse aynaları kırmak, en büyük zevkim.
Sayfa 20 - İletişim·Kitabı okuyacak
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim neyle geçindiğimi merak ediyorsunuzdur; ama parayı nereden bulduğumu size anlamaya hiç niyetim yok. Sonra bekçiyi polisi peşime salın, değil mi? Her şey beklenir sizden, her şey. Elinize düşmeyeyim. Kamburumun üstünde rakı içersiniz, beyaz peyniri kafama koyarsınız, kavunun yerini söylemeye dilim varmıyor; ama işaret ediyorum işte - gören görsün. Ha, ha! Baktınız işte hepiniz...
Sayfa 18 - İletişim·Kitabı okuyacak
Kolumdaki bu saat var ya, ondan ölesiye nefret ederim. Hiç geri kalmaz çünkü. Beni bu hale getiren odur. Biraz geri kalsaydı bazı belaları, geciktiğim için savuşturabilirdim. Oysa nereye gideceksem tam zamanında orada bulunduğum için, bela da beni bekler bulurdu. (Savuşturduklarım bile tekrar bileniyor.)
Sayfa 18 - İletişim·Kitabı okuyacak
Biraz aklı varsa (çok değil) ilk fırsatta, benim şeklimde bir kek yapıp fırına sürer. Yakmaktır amacı; ama bunu kendine itiraf etmez, "dalgınlık" Der.
Sayfa 18 - İletişim·Kitabı okuyacak
Oysa iki üç gün sonra, zeytin peynir burnun da tüter, ve dördüncü gün beni terk eder. "Oh" Derim, benim de içim bayılmıştır. O kendi evinde ben kendi evimde, birbirimizden habersiz, zeytin yemeye, avcumuza döküp tuz yalamaya başlarız.
Sayfa 17 - İletişim·Kitabı okuyacak