Günlük bazı alışkanlıklarım olduğunu; bunları yapmadan yaşayamacağımı söylerim kendime; ve olsaydı, bir arkadaşıma. Oysa bu doğru değildir. Yaptığım benzer işler rastlantı ya da dalgınlıktır - başka değil.
Size bana yakın bir insandan bahsedemeyeceğim;
böyle biri hiç olmadı çünkü. Arkadaşlık diye bir şey yaşamadım şimdiye dek - her aklıbaşında her insan gibi. Çünkü birilerini kandıracak, her gün yeni bir şeyler ve "kendim" Diye anlatabileceğim bambaşka bir kişilik arayacak kadar ne zamanım oldu ne de gücüm.
Baktıkça pes ediyorum. Tanrı beni bu şekilde yaratıp dünyaya gönderiverdi;ama, beni göreceğini düşünseydi, burnumun dörtte üçünü geri alırdı. Bu nedenle, karşısında daha fazla kalabilmek için en korkunç suçları işliyorum.
Nasıl kemirdim seni, nasıl da kayalardan yuvarladım; arkanı döndüğün an şarabından içtim... İşte bir şey daha yitirdiniz, yine eksildiniz, ufalandınız. Geçmişte böyle bir şey yapmamış da, yapmış gibi görünmek için anlattınızsa- hayal hırsızlığı; değilse, anı hırsızlığı...
Sizden çalınanlarla gerçekleştiğini ve yeni bir şey sunulduğunu unutup- sizede müstahaktır ya, neyse) sizi, sizin kayalığınızdan daha alçak bir kayalığa götürür; elinize daha aşağılık bir şarap verir, ve "hadi," Der, "Hadi, mutlu ol. "