"Ölmeden ölünüz."
Nasıl?
Bu işin usûlünde, yine dış planda çerçeveliyelim ki, nefsi körletmek, iğneli fıçıya sokmak ve öldürmek diye bir şey yoktur. Sadece onu dizginlemek, yalnız Şer'i haklar içinde terbiye etmek, onun hak kisvesine bürünen oyunlarını bozmak, onu daima büyük mizana bağlı bir murakabe altında tutmak, neş'esini kırmak, kibrini yıkmak, üstün ahlâka erdirmek, bütün dereceleri aştırmak ve sonra ruh yoluyla ulaştırmak, ruha inkılâp ettirmek... Bu!..
Dünyada hangi fikrî, içtimaî, iktisadî, ahlâkî dâva varsa, aradığının, arayıp da bulamadığının İslâmiyette olduğunu bilseydi mesele mi kalırdı? Yazık ki, vecd ve aşkın kabuk bağladığı ve ruhların donup kemikleştiği devirlerden beri, bunu asıl müslüman geçinenler bilemedi.
İnsanlar dört kısımdır:
1. Bilen ve bildiğinin farkında olan: Bunlar âlimdir, onlara tâbi olunuz!
2. Bilen fakat bildiğinin farkında olmayan: O uykudadır, onu uyandırınız!
3. Bilmez fakat bilmediğini bilir: Onun bir rehbere ihtiyacı var. Ona rehberlik ediniz!
4. Bilmez ve bilmediğini de bilmez: Bu cahildir, ondan uzak durunuz!
Şeytanın kalbe verdiği vesveseyi yok etmek için, şeytanın kalbe düşürdüğü vesveseden başka bir şey düşünmek gerekir. Çünkü kalp bir konuyu düşünmeye başlayınca, daha önce düşünmekte olduğu konu kalpten kaybolur. Fakat Allah Teâlâ ve O'nunla ilgili olan şeyler dışında ne varsa hepsi de şeytan için vesvese vasıtası olabilir. Şeytandan emin olunan tek yer Allah'ı zikretmek ve bu alanda şeytana yer olmadığını bilmektir. Bir şey ancak panzehiri ile tedavi edilebilir.
Şeytanın bütün vesveselerinin panzehiri Allah'ı zikretmek, şeytandan Allah'a sığınmak, güç ve kuvvetin sadece Allah'a ait olduğunu ifade etmektir.