Sefa Yusuf

Sefa Yusuf
@Utarid03
.
Maşukiye/Arifiye
İstanbul, 1996
42 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Erdemin ödülü iyi davranışın bilincinde yatar. -CICERO
Sayfa 521 - Alfa·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Sözcüklerle ne kadar çok şeyin inşa edilip yıkıldığını düşünmek ürkütücü. RAINER MARIA RILKE
Sayfa 43 - Yky
1000Kitap
Yaşadıkları talihsizliklerde kendilerini değil, kaderi suçlayan, bundan hoşnutluk duyan kişilerin durumu ne çaresizdir. "Bizi sinirlendirmemiş olsalardı, biz iyi ve uysaldık; bu kadar çok işimiz olmasaydı sofu olurduk. Sağlıklı olsaydım sabırlı olurdum; ünlü olsaydım hayrete düşürürdüm dünyayı." İçinde bulunduğumuz durumda iyi, kutsal olamıyorsak, hiçbir durumda iyi ve kutsal olamayız. Durumumuzun zorlaşması zorlukları kendi iyiliğimiz ve kararlılığımızla yerle bir edelim diyedir; durumumuzun karamsarlığı bize içimizdeki tanrısal ışıkla onu aydınlatalım diye verilmiştir; acılar sabırla ve güvenle katlanalım diye vardır; tehlikeler cesaretimizi gösterelim diyedir; baştan çıkarmalar onları inancımızla yenelim diye çıkar karşımıza. -MARTINO
Sayfa 518 - Alfa·Kitabı okudu
1000Kitap
Leo Tolstoy ve sessiz evren
İstediğiniz her şeye sahip olsaydınız ama hayatınızın bir anlamı olmasaydı yine de hayat yaşamaya değer miydi? Savaş ve Barış ile Anna Karenina gibi klasiklerin önde gelen yazarı olan zengin Rus Kont Leo Tolstoy (1828-1910) için bu sadece teorik bir soru değildi, bir ölüm kalım meselesiydi: “Neden yaşamalıyım? … Hayalî ve tahrip edilebilir hayatımdan hangi gerçek ve yıkılamaz öz gelecek?” sorusunu kendine sordu. Otobiyografisi olan İtiraflarım (1882)’da, anlam sorusuna tatmin edici bir yanıt bulamadığı sürece “yapabileceğim en iyi şey, kendimi asmaktır” diye yazmıştır. “Hayatın anlamı nedir?” sorusunu, bir insanı bu soruya tatmin edici bir yanıt verememesinden dolayı intiharın eşiğine sürükleyebilecek kadar güçlü bir soru yapan nedir? Bu sorunun geçmişini araştırmaya başladığımda, ilk sürpriz aslında onun ne kadar yeni olduğuydu. Bunu genellikle insanlığın başlangıcından bu yana sorulan ezeli bir soru olarak düşünürüz ancak aslında “hayatın anlamı” ifadesinin İngilizcedeki ilk kayıt altına alınmış kullanımı, 1834 gibi yakın bir tarihte Thomas Carlyle’ın son derece etkili romanı Sartor Resartus’’tadır: “Yaşamımız Zorunluluk’la çevrilidir yine de Hayat’ın anlamı, Özgürlük’ten, İstemli Güç’ten başka bir şey değildir.” Carlyle’ın kahramanı bu soruyu sormadan önce varoluşsal bunalımın olağan aşamalarından geçer. İlk olarak dini inanç kaybı yaşanır: “Şüphe, İnançsızlığa dönüşmüştü … ruhunun üzerinden şüphe üstüne şüphe acımasızca geçiyordu … O hâlde Tanrı yok mu?” Tanrı olmadan evren soğur ve sessizleşir: “Bana göre evren; Yaşamdan, Amaçtan ve İradeden yoksundu: Beni ezmek için donuk kayıtsızlığıyla yuvarlanan âdeta devasa, bozuk, ölçülemez bir Buhar-makinesiydi.” Her türlü aşkın değerden yoksun mekanik bir evrende, artık hiçbir şeyin önemi yok gibi görünüyordu. Tolstoy
1000Kitap
Koşullara kızarız, sinirleniriz, onları değiştirmek isteriz; bu arada olası bütün koşullar hangi durumlarda nasıl davranmak gerektiğinin işaretinden başka bir şey değildir. Sen sağlıklıysan gücünü insanların hizmetinde kullanmak için çabala; hastaysan insanlara hastalığında engel olmamak için çabala. Zenginsen zenginlikten kaçınmaya çabala; yoksulsan insanlardan bir şey talep etmemeye çabala. İncindiysen kötülüğün yaptığı şeyleri yok etmeye çabala.
Sayfa 519 - Alfa·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam