Tanrı'yı gücendirmeden şunu rahatça söyleyebilirim: Bizler, adaların çocukları, yıldızlara, ateşe taparken, papalagi'nin şimdiki halinden kötü değildik. Çünkü, kötü olmamızın, karanlıkta olmamızın sebebi ışığı tanımıyor olmamızdı. Oysa papalagi, ışığı tanımasına rağmen, karanlıkta ve kötülük içinde yaşıyor.
Sayfa 98 - bkz. papalagi; insan. Işık; Tanrı ve inanç.·Kitabı okudu
Ama, o, başkaları aydınlansın diye ışığı elinin ucunda tutuyor. Kendisi, kendi bedeni ise karanlığın içinde. Işığı elinde tuttuğu için, ağzından Tanrı'nın adını düşürmemesine rağmen yüreği Tanrı'nın uzağında.
Zaten palmiyeler papalagi kadar gürültülü, vahşice düşünselerdi, yaprakları bu kadar yeşil, meyveleri altın sarısı olmazdı. Bu şaşmaz bir deneyimdir, çünkü düşünmek tez yaşlandırır insanı, tez çirkinleştirir.
Yalancı yaşamlar mekanı ve bir sürü kağıt papalagi'yi bugün hak ettiği yere getirmiştir: gerçek olmayanı sevip gerçek olanı ayırt edemez olmuştur; yani suretini Ay'ın kendisi sanan, yazılı hasırı yaşamın yerine koyan güçsüz, kafası karışmış insanlar.
Sayfa 86 - yalancı yaşamlar mekanı; Sinemadır. Bir sürü kağıt derken; gazete demek istiyor.·Kitabı okudu