Kitapbeyefendi

Kitapbeyefendi
İnsta: kitapbeyefendi
120 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
8/10
·56 syf.··
2021 31. kitabı
sevgili arkadaşlar merhaba, nobel edebiyat ödülü sahibi rabindranath tagore'dan gitanjali-ilahiler kitabı tahlili ile beraberiz. kitap kısa ilahiler, şiirler ve allah'a olan seslenişlerden oluşuyor. mükemmel ve hakikat dolu alıntıları kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. aşağıya ekliyor olacağım... ek olarak kitabın çevirmeni de yakından tanıdığımız; ülkemizde yıllarca başbakanlık yapmış bülent ecevit'tir. şahsım adına yalın ve akıcı bir çeviri olduğunu düşünüyorum. tagore kitabı bengal dilinde yazmış, sonra yine bizzat kendisi ingilizceye tercüme edip tüm dünyaya duyurmuştur. bu özverisi sayesinde de nobel edebiyat ödülünün kapılarını aralamış oldu. tagore toplumsal, siyasi ve dini kitapları ile özellikle hindistan büyük yankı uyandırmıştır. sonrasında ise tüm dünyada. kitapta yer alanlar hint ilahileridir. çok derin manalar ve mistik bir anlatıma sahip. şimdi alıntılar; * hayatımdaki bütün acı ve ahenksiz olan şeyler tek ve tatlı bir ahenge kalbolur ve benim tapınışım, deniz üstünde uçan mes'ud bir kuş gibi kanat açar. * tefekkürden vazgeç, çiçekleri ve tütsüleri bir tarafa bırak! elbiselerin eskir ve kirlenirse bunun ne zararı var? onunla işbaşında ve alnının teriyle karşılaş. * sen bu tenha sokağın biricik yolcususun. ey benim tek arkadaşım, benim en sevdiğim, evimin kapıları açıktır, önümden bir rüya gibi geçip gitme. * ışık, ah nerede ışık? onu arzunun tutuşan ateşiyle yak. gök gürülder ve rüzgar boşlukta uğuldayarak eser. gece kara taş gibi siyah. saatler karanlıkta geçmesin. aşk lambasını kendi hayatınla yak! * uyan, uyan! zaman beyhude geçmesin! * bir kimse seni bildi mi, artık yabancılık yoktur, artık hiçbir kapı kapalı değildir. * öyle hissediyorum ki, uzuvlarım bu hayat dünyasının dokunuşuyla kemale erdirilmiştir. ve benim gururum, şu anda damarlarımda
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·72 syf.··
2021 30. kitabı
sevgili arkadaşlar merhaba, ahmet mithat efendi'nin içeriği kısa fakat öğretisi ve manası derin kitabı dolaptan temaşa ile sizlerleyiz. ahmet mithat efendi bu kitapta; ''maksadımız yeniçeriliğin mevcut olduğu zamanlardaki eğlencelerin bazılarını anlatmak'' demiş. ayrıca kendisine özgü yine bol bol her telden bilgi verdiği bi roman olmuş. bu kitapta istanbul'un mahalle ve kahveleri, ''helva sohbetleri'' giyim kuşam ve adetleri anlatılmakta. içerisinde de oldukça orjinal karakterler yer alıyor. yine ahmet mithat efendi bu kitabı sunarken burada yazılanın bir roman değil pek ala gerçekler olduğunu dile getiriyor. yani anlayacağınız üzere anlatılan hikaye başkasının ağzından aktarılan gerçekler. tabi burada romancılık inceliğine muktedir kişinin bir takım eklemeleri de mevcuttur. zira akıcılığı sağlamak elzem olsa gerek. bu da kategorize edildiğin roman demek zorunluluğu kılıyor. içeriğinde hem komedi hem de gerilim unsurları bulunan bu kitapta klasik ahmet mithat efendi tarzını görmek mümkün. o da şöyle ki; sık sık okuyucusu ile diyalog halinde olur. tıpkı okuyanlar bilir, felatun bey ile rakım efendi kitabında olduğu gibi daima bizlerle sohbet içerisinde. şüphesiz unutmayanız ki kitapta bahsi geçenler yeniçeriliğin olduğu dönemleri kapsamakta. öncesi ve sonrası ile osmanlı uzun bir döneme yayıldığı için kitaptaki bazı konular size garip gelebilir. bu detayı unutmamakta fayda var. son olarak ahmet mithat efendi bu romanında hem gerçek bir hikaye hem gerilim ve suç öğeleri barındıran hem de mizahı işlediği harika bir eser ortaya çıkarmıştır. keyifle okuyacağınız tek solukluk bir kitap. tavsiye ediyor ve alıntıları paylaşıp bitiriyorum. sevgiler... * heyhat! her şey asrın mizacına, istidadına göre olmak veyahut erbabının terbiye derecesine tabi bulunmak zorundadır. *
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,612 okunma
9/10
·112 syf.··
2021 29. kitabı
merhabalar, bugün nobel edebiyat ödüllü cezayirli yazar albert camus'nün yabancı'sı ile beraberiz. tek kelime harika bir kitap. çok samimi söylüyorum en son suç ve cezayı okurken böyle derin içsel eleştirilerin, karakterin kendini yeni yeni keşfedişlerinin keyfine varmıştım. toplum tarafından kabul görmüş hal ve hareketlerin uzağında farklı bir düşünce tarzına sahip bir karakterin başından geçen olaylar ve karakterin o olaylara verdiği tepkiler özelinde devam eden kitap; okuyucuyu adeta içine hapsediyor. genel hatlarında ise yirminci yüzyıl insanın içine düştüğü yabancılaşma anlatılıyor. baş karakterin toplum ve dış dünyadan kopuk o iç yaşantısı öyle güzel kaleme alınmış ki annesinin bile ölümüne nesnel yaklaşımı okuyanın kanını donduruyor. zaten okuduğum en etkileyici roman başlangıçlarından biriydi. kitap ''bugün annem öldü'' cümlesi ile başlıyor direk. o saniyeden itibaren zaten piminiz çekilmiş halde okumaya başlıyorsunuz... romanda ise yine suç ve ceza tadının yanı sıra hugo'nun bir idam mahkumunun son günü kitabından da esintiler sezinledim. tabi bunlar şahsi çıkarımlarım. dönemin ''sözde'' uygar, yenilikçi ve çağdaş fransa'sının adalet anlayışı ve yargılama sisteme tıpkı hugo'nun kitabında olduğu gibi yabancı'da da tüm çıplaklığı ile ortada. ne yalan söyleyeyim hemen hemen aynı tatları aldım.. yani böylelikle bir kitaptan üç büyük kitap keyfi aldım. insanı alıp götüren dolu dolu bi hikayesi vardı. çok fazla detaya girmek istemiyorum. klişe olacak ama kesinlikle tavsiye ediyorum. alıntılar; * ne de olsa insan her zaman biraz suçludur. * insan eninde sonunda her şeye alışır. * insan hiçbir zaman tamamıyla mutsuz olmaz.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
9/10
·456 syf.··
2021 28. kitabı
merhabalar, gurur ve önyargı ya da aşk ve gurur hangi çevirisini arzu ederseniz; ingiliz yazar jane austen'in ikinci romandır. 18 ocak 1813'te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır. can yayınlarından nihal yeğinobalı'nın harika çevirisi ile okuma fırsatı buldum. kendisinin eski türkçe kelimelere olan özeni gerçekten hoşuma gitmedi değil. bazı dilimize farsça ya da arapçadan geçmiş kelimeler yerine türkçe kelimelerde ısrar edişi okuma zevkini katladı diyebiliriz. aşk ve gurur ingiliz edebiyatının en asil aşk romanlarındır biri olmakla beraber içerisinde; soyluluk, gurur, önyargı, kibir, taşralılık, geçim derdi ve elbette aşk gibi konuları barındırıyor. anlayacağınız üzere kitaba salt bir aşk romanı olarak yaklaşmak içerisinde barındırdığı ögeleri görmezden gelmek demektir. içerisinde muhteşem kaliteli ve bir küçük fire bile olmayan harika kurgunun yanında psikolojik ve felsefi çıkarımlarda bulunuyor. özellikle karakterlerin psikanalizlerini okumak çok keyifliydi. sayfa sayısı sebebiyle belki ağır gibi düşünülse de o dört yüz elli sayfanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile. şöyle bir detay vermekte de fayda var; daha önce filmini iki kere izledikten sonra kitabı okuma şansını yakaladım. dolayısıyla olayları ve sonunu bilerek okudum. buna rağmen edebi dili o kadar lezzetliydi ki akıcılığını hiç kaybetmedi. kitabı ayrı filmi ayrı tat barındırıyor. kişisel tavsiyem önce filmini izlemek. böylelikle okurken karakterleri gözünüzde canlandırmak daha kolay oluyor. bu da çok daha gerçekçi bir okuma sağlıyor. romanda her bir karakterin kendine has davranışları var. kişilik analizi yapmayı sevenler için biçilmiş kaftan. örnek vermek gerekirse baş kadın karakterinin ailesinin yaptığı görgüsüzlükler karşısında kadın karakterin utanışları o kadar yalın
Aşk ve GururJane Austen · Can Yayınları · 201997,7bin okunma
8/10
·104 syf.··
2021 27. kitabı
merhaba, anton çehov - vişne bahçesi ile beraberiz. harika bir tiyatro oyunu. okurken ne zaman bitirdiğinizi fark edemeyeceğiniz dokunaklı bir oyun. rusya'da 19. yüzyılın ortalarında toprak köleliği kaldırılıyor ve bunu takiben burjuvazi egemenliğine geçiliyor. vişne bahçesi dönemin değişen politik, toplumsal ve ekonomik düzenin değişimine ayak uyduramayan seçkin bir ailesinin hayatını konu ediniyor. belirtmekte fayda var; eser 1904 yılında moskova'da stanislavski tarafından sahnelendi. bu konuda da şöyle bir anaktod var ki çehov eserini komedi olarak dile getirse de stanislavski trajedi olarak sahnelemiştir. bana kalırsa bu çeşitlilik eserin ne denli özel olduğunun da en büyük işaretlerinden birisi. daha önce çehov okuyanlar bilirler ki dili oldukça mizahi ve zeka dolu imgelerle doludur. nitekim martı isimli oyununu da okumuş çok keyif almıştım. tabi martı biraz daha trajik gelişmeler ile ilerleyen daha dinamik bir eserdi. vişne bahçesi biraz daha duygusal, diyologları naif geldi. konuya gelenekselcilik olarak da bakabiliriz. eski adetlerinden kopamamış aynı zamanda bir süreliğine gurbetin zorluğunu tatmış bireylerin doğup büyüdükleri topraklara ve evlerine karşı özlemi ve nispeten sert korumacalığı... tabi bu ben yan çıkarımım. yoksa oyunun ana fikri ve mesajını yukarıya yazdım. hoş, bir solukta okunacak doksan sayfadan oluşan bir kitap. alıntılara yer verip kapanış yapalım; * nereye baksak karanlık, rutubet, ahlaksızlık... * bugünü yaşamak için önce geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. * ister varlıklı, ister yoksul olun, sizlerin hepinizin değer verdiğiniz şeylerin benim gözümde havada uçan bir tüy kadar değeri yoktur.
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,1bin okunma