Milletin hafızasının karşılaştığı en ciddi tehlikelerden birisi ideolojik tarihtir. Bir ideoloji, bir millet için can simidi gibi görünürse, olaylar hep o gözlükle değerlendirilmeye çalışılır. O ideolojiye ait ne varsa, güzel ve yararlıdır; onu destekleyecek her şey lüzumludur; onun dışında kalanlar zararlıdır; en azından gereksizdir. Halbuki hayat ırmağı çok değişik kıvrımlarla akar; bir merceğe sığabilecek cinsten değildir.
Herhangi bir ideolojinin mensupları iktidarı ele geçirince, devletin imkanlarını çıkarları uğruna pervasızca sömürmek uğruna milletin büyük çoğunluğunu yönetimden uzaklaştırırlar. Sadece demokrasiyi değil, toplum huzurunu da yok ederler; çünkü kişiliğini idrak eden fertler sürü misali güdülmeyi onursuzluk sayarlar.