Kelebek Camı, geçip giden; fakat hatırladıkça hâlâ yüzümüzde bir gülümseme ya da gözlerimizde bir damla yaş bırakan anıları ve bu anılar etrafında dönen olayları; yer, zaman ve kişilerden bağımsız olmadan anlatan bir Anı Kitabı. İşin aslı kitabı ilk elime aldığımda, sadece aşırı ilgimi çeken ve birbirinden güzel ya da hüzünlü hatıralarımın olduğu bir döneme ait bir kitap okuyacağımı sanmıştım. Hem de yazarın, aynı yakın coğrafyada yaşayan, aynı suyu içen, aynı havayı koklayan, aynı yolları aşındıran bir isim olması da beni ziyadesiyle heyecanlandıran ayrı bir nokta idi.
Kitabı okumaya başladıktan sonra eserin bu durumun çok daha fazlası olduğunu gördüm. Gerek yazarın her bir konuya kendi çizimleri ile yaptığı illüstrasyonlar, gerek 80 ve 90'lar ile ilgili, hem genel hem de belli bir bölgeye ait; hayatlar, olaylar, geçiş süreçleri, araçlar, kitaplar, binalar, moda, sanat, müzik vb. gibi dinamiklerin, usta ve zaman zaman mizahi bir anlatım tarzı ile okuyucuya ulaştırılması beni ziyadesiyle tatmin etti.
Sonuç:
Kelebek Camı,
Eğer kolaya kaçacaksak; Ömer Naci'nin 80'li ve 90'lı yıllara ait popüler kültür anılarını derlediği bir kitaptır,
Ama hakkını verecek isek eğer; bir döneme ışık tutan ve yüksek entelektüel bilgi ile yazılmış bir dönem eseridir.
2000'leri de yazması desteği ve ümidi ile...
Kalemine sağlık, yolu açık olsun.