Uzaylıbekleyen

Uzaylıbekleyen
@Uzaylibekleyen
İnsta hesap: uzaylibekleyen
8/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
Uzaylı diye bir şey var mıdır? Varsa nerededir? Ya da hepimiz uzaylı mıyız? Yoksa bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamı mı? • Alper Canıgüz’den okuduğum ikinci kitap. Seviyorum kalemini. Diğer kitabını bir tık daha keyif alarak okumuştum ama sadece bir tık. Bu kitap da özgün üslup, karakterlerin oluşturulması, olay örgüsü ve akıcılığı bakımından gerçekten harikaydı. Ters köşeler baya virajlı. Hatta bi ara’’ saçma olmuş bu hikaye ‘’ diyerek öffleyip pöfledim ama sonra cuk oturdu taşlar yerine. Keyif aldım mı, aldım. Meraklandım mı ,evet. Eğlendim mi, hemde nasıl, lakin bir yerlerde bir eksiklik vardı onu tam çözemedim. Hani yemeğin bir şeyi eksik dersiniz de bir türlü bulamazsınız ya,o hesap işte. Belki sonu ucu açık bırakıldığı için böyle hissettim bilemiyorum.Ya da Musa’ya çok içerledim, ondan da olabilir. • Konusunda değinecek olursam; Musa isimli bir metin yazarımız,bir ajansta işe başlar. İlk olarak patronunun bir kedi olduğunu öğrenir ve sonrasında iş arkadaşlarından Sanem’ e aşık olur ve gerçeklerden kopup gider.İlginçlikler silsilesi etrafında dönüp duruyordur ama bu gariplikleri hiç sorgulamaz,yüzleşmekten korkar. Gerçekten aşk gözünü kör etmiş bu adamın. Tabi sonunda gerçeklerin ortasında bulur kendini hemde hunharca. • Aşk,uzaylılar,fantastik ögeler,Prens Charles,Tesla,Küçük Prens barındıran bir absürt roman ‘’Gizli Ajans’’. Türü seviyorsanız okuyun mutlaka.
GizliajansAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 20136bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 17:52
Sadece laf attı boşver. Ama kırmızı ruju sürmüşsün resmen davetkarlık, bu senin hatan.Öyle kahkaha atılır mı toplum içinde,edebini bil.O saatte dışarda ne işi vardı,çıkmasaydı.Daracık giyinmişsin,senin hatan.Çorapsız etek giymeseydin sen de,senin hatan.Eteğinin boyu çok kısa,o kadar kısa giyersen olacağı buydu senin hatan.Göğüslerini göstermeye pek meraklıymışsın,o dekolte ne öyle, tabi laf atarlar,senin hatan.Kızım deli misin o senin patronun,sen de iki cilve yap, ooo nerelere gelirsin.Amma da büyüttün,sevdiğinden yapıyor.Bir tokattan ne olacak yahu,hemen ev mi terk edilir?O senin baban,abin, amcan,dayın,kuzenin,komşun,arkadaşının eşi,sevgilisi... hiç yapar mı öyle şey,sen yanlış anlamışsındır.Koskoca avukat,koskaca polis,koskoca profösör,ona mı inanırlar sana mı?Koskoca...? Sesini çıkarırsan seni kovarım.Sesini çıkarırsan ailene neler neler anlatırım.Sesini çıkarırsan seni boşarım.Sesini çıkarırsan dayağı yersin.Sesini çıkarırsan seni öldürürüm. Ne olur çıksın sesimiz. Hatta haykıralım,bas bas bağıralım.Anlatalım,yazalım,konuşalım ki ,yardım isteyenlere ses olalım.Biz susarsak bu cümleleri her gün duyacağız.Mevkisi,konumu,yaşı ne olursa olsun,isterse doğa üstü güçleri olsun.Kimse kimseyi istemediği şeylere maruz BIRAKAMAZ.Zorlayarak,tehditle,mevkisini kullanarak,ruhen ya da bedenen taciz edemez.İşte bu kitap,maalesef bu tür durumlara maruz kalmış insanların hikayelerini barındırıyor.#metoo hareketi ile birbirlerinden güç olarak yaşamış oldukları tramvaları daha fazla yüreklerinde hapsetmek yerine ,kaleme dökerek seslerini duyuranların hikayeleri... • Kimilerine bazı hikayeler çok rahatsızlık vermiş.Okuduğumuz her satır bizde sadece iz bırakır.Onu ,kalıba sokup şekillendirmek,körü körüne inanmak,öteki boyutunu düşünmemek bizim insiyatifimizdedir.Ne niyetle okuduğumuza
Sen de mi?Janet Gurtler · Martı Yayınları · 202180 okunma
10/10
·910 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 13:12
‘’Hemen akıl vermeye kalkar,verecek aklı olmayan.” Derler ki’’Bu eser üç kez okunmalı:Kahkahanın duygulara hâkim olduğu gençlikte,mantığın hakim olduğu orta yaşta ve felsefi düşüncenin hakim olduğu ihtiyarlıkta…Kısa versiyonunu küçükken okumuştum.Bu ikinci okuyuşum oluyor.Aslına sadık tam çevirisi, daha farklı bir tat bırakıyor dimağlarda.Tabi yoğun bir okuma oluyor haliyle. • Dünya Edebiyatındaki ilk modern roman, Cervantes’in Don Kişot romanıdır. İlk yayınlandığı tarih 1605’tir. Birçok yazarın ve romanın fikir babasıdır bu eser. Şüphesiz,Don Kişot’u okumayan ya da herhangi bir fikri olmayan kişi sayısı çok azdır yeryüzünde.Akla direkt, yel değirmenleri ile savaşan şövalye olarak geliyor. İyilerin dostu,kötülerin düşmanı olan,bu adam deli mi yoksa bilge mi diye düşündüren,şövalyelik hikayeleri ile büyüyen,aklı bir karış havada olan kahramanımız,birgün gerçek bir şövalye olmak ümidiyle yollara düşer,bu yolculukta kendisine Sanço Panço isminde yakın bir arkadaşı eşlik eder ve sonrasında onları çeşitli maceralar beklemektedir.Kitapta köhneleşmiş derebeylik ve şövalyelik düşüncesi alaycı bir dille eleştirilir.Eserde bol miktarda ironi kullanılmış. • İki ciltlik eserin birinci cildi bitti.2.cilde ne zaman başlarım bilmiyorum. Alfred de Vigny’nin güncesinden alınmış şu satırlarla yorumu bitiriyor sizlere güzel ve gülümseten bir gün diliyorum. “Her umudun dibine kadar indikten sonra aklın verdiği tek gerçek sonuç şudur: Her şey bir hiçtir; ün,aşk, mutluluk, bunların biri bile var değildir. Öyleyse biz herhangi bir konuda düşüncemizi belirtirken her şeyden önce kendimizi aldatmak zorundayız. Bir şeyin var olduğuna inanmak bir düş kurup ona sonradan tapmak, ona küfretmek, onu yüceltmek ya da yerle bir etmek için…Demek ki hepimiz birer Don Quihote’yiz.Üstelik Don Quihote’ den
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Yaprak Öz’ün kalemine bayılıyorum gerçekten. O kadar naif, o kadar albenisi yüksek cümleler kuruyor ki ,okurken çok büyük keyif alıyorum. • Hassas konuları kaleme almak çok zordur.. Bazen yazar öyle cümleler kurar ki bu konular hakkında, kitabı fırlatır atar, yazarın da ismini bir daha duymak istemezsiniz. Bu durumlara şahit olduk maalesef. Bu anlamda sevgili @yaprinka inanılmaz bir şekilde güçlü işlemiş kurguyu. Okuru incitmeten yansıtmış ve şahane tasarlamış. Kitapta yer yer sinirlendiğim, kızdığım ,içimin eridiği kısımlar oldu. Aile içi ilişkilerdeki sapkınlığın yarattığı vahim durumlara maalesef şahit olmak çok yaralıyor. Gördüğümüz, duyduğumuz kimi olaylar dışında, gizli kapaklı kalmış ne çok yara vardır kim bilir. Keşke hiç yaşanmasa bu hastalıklı olaylar. • Elinize bir şekilde eski tarihli ve gizli mektuplar geçse okur musunuz? Okuduğunuz satırların derin sırlara gömüldüğünü öğrenseniz peşine düşer misiniz? Peşine düşmenize gerek kalmadan o sırların ortasında kendinizi buluverirseniz peki? İşte kitap bu sırlara ve derin bir hikayeye ev sahipliği yapıyor ve siz o sayfaların derinliğinde kayboluyorsunuz. Merakın dozu hiç düşmeden okudum. Çok beğendim , çok etkilendim. Kaleminiz daim olsun.
Tilki, Baykuş, BakireYaprak Öz · Yitik Ülke Yayınları · 2017368 okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 16:30
En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1.,En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada Tutunamayanlar.Popüler kültüre kurban gidiyor ne yazık ki.Okunmadığı halde iki alıntı eklenip fotolara malzeme oluyor.Yarım bırakanlara saygım sonsuz ama okumadığı halde okumuş tavrına bürünenler, güceniyorum size. • Şimdiye kadar yazdığım incelemelerde hiç bu kadar zorlanmadım.Kafamda tasavvur ettiklerimi kaleme dökmek inanılmaz güç. Diyor ya: "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim." O hesap. Bu kitabı okumak hiç bilmediğiniz bir şehre taşınmak gibi. Hangi sokak nereye çıkıyor, bu yoldan gitsem kaybolur muyum endişesi kaplıyor her zerrenizi ama o şehre alışınca ve sevmeye başlayınca başka bir şehre gitmez istemezsiniz ya hani.Hatta o şehirde çok eski dostlarınıza rastlarsınız, dünya küçüktür dersiniz. İşte tadı böyle. • Kitapta,olaydan çok psikolojik tahliller ön planda.Yazar,bireyin iç dünyasını, iç konuşma, psikanaliz, diyalog, hiciv, taklit, parodi, yabancılaştırma gibi postmodern teknikler kullanarak anlatmış. • Kitabın kurgusu şöyle ki, Turgut Özben'in uzun zamandır görüşmediği arkadaşı; Selim Işık'ın intihar haberini gazeteden öğrenmesi ile başlar. Bu haber onu derinden etkiler. Görüşmedikleri bu süre zarfında ne olmuş,nasıl bir hale gelmiş,neden Turgut'a hiç gelmemiş, belki böyle olmazdı.Turgut'un zihninde sürekli bu sorular canlanmaya başlar, cevap bulamamaksa beynini kemirir. Daha fazla dayanamaz, Selim'in son zamanlarda neler yaşadığını öğrenmek için, bu soruların peşinden gider ve tüm arkadaşları ile görüşür.Kendi kendine konuşur.Bazen görünmez arkadaşı Olric de dahil olur.Farklı bir son yaratmak ister kafasında. Selim'in parçalarını
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma