Tilki, Baykuş, Bakire

9,0/10  (18 Oy) · 
21 okunma  · 
12 beğeni  · 
170 gösterim
“Berlinli Apartmanı” ve “Şeytan Disko” adlı psikolojik gerilim romanlarının yazarı Yaprak Öz’den sarsıcı bir yeni eser: “Tilki, Baykuş, Bakire” Eşinden boşanan Begüm, kızı Ada'yla yeni bir hayata başlamıştır. Anne-kızın huzurlu günleri, Begüm'ün tesadüfen bulduğu bir deste eski mektubun sahibini aramaya başlamasıyla karanlığa bürünür. Kökü 1950'lere dayanan bir aile sırrı, yıllardır saklı kaldığı yerden çıkıp, domino taşı etkisiyle kızının ve okul arkadaşlarının hayatını tehlikeye atınca, Begüm içine çekildiği korkunç gizemi çözmek için canını dişine takacaktır. Tutkunu olduğu İtalyan Giallo sinemasındaki filmlerden birinin başrolündedir adeta: Ölü çocuklar, gök gürültülü geceler, gizli günlükler, eski anahtarlar, güzel ve suskun kadınların ürpertici dünyasındadır artık. (Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    202
  • ISBN:
    9786059782715
  • Yayınevi:
    Yitik Ülke Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
16 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aile içinde yaşananlar sır olarak mı kalmalı yoksa gün yüzüne mi çıkartılmalı? Özellikle çocukların mazur kaldığı yakın akraba ilişkilerinde...

Yazar zor bir konuyu ele alarak sade ve akıcı yazım dili ile, kurgudaki geçişleri derinlemesine bağlayarak okurun merakını üst düzeyde tutmayı başarmış. Güvensizlik duygusunu, korkuyu, aile içinde yaşanan ve bir türlü kimse ile paylaşılamayan sırların, hayatları nasıl alt üst ettiğini ve sonuçlarının ürkünçlüğüne ışık tutmuş...

Begüm yeni başladığı hayatının öncekinde daha huzurlu ve rahat olacağını düşünerek yanıldığını fark etmesinin uzun sürmeyeceğini bilmeyerek, kızı Ada'nın okulunda gönüllü olarak kütüphane sorumlusu olmaya karar verir. Kütüphaneyi düzenlerken bulduğu mektuplar onu derinden etkiler ve bu mektupların kime ait olabileceğini araştırmaya başlar...

Begüm, Ada'nın arkadaşlarıyla kurduğu dostlukla; 1950'li yıllara ait mektupların sahibine çok yakın olduğunu ve mektupta yazan sırrı çözmek için arkadaşlarının da desteğini alması gerektiğini düşündürür...

Olayların geldiği nokta da ise çocukların hayatı tehlikededir. Begüm ise kanıt bulmak için uğraşmaktadır. Hesap edemediği ise bu sırrın kendi ailesine ne kadar zarar verebileceğidir...

Soluksuz merak içinde, tüylerim ürpererek okudum. Aile içinde olan ve gün yüzüne çıkan sır sizleri de derinden etkileyecek...