Mustafa Özbek

Mustafa Özbek
Uşak
112 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Uçan Sandık
Sınırlı bir ortamda çevreye uyumsuzluk gösterenler, çoğu zaman ya zaman yahut yer bakımından bir başka ortama uyum sağlamış bulunanlardır. Andersen'in "Uçan Sandık" masalının kahramanı "İndiğim ülke İran olduğu için" diyordu, " yatak kıyafetimle sokakta dolaştığım kimsenin dikkatini çekmedi."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayal ile Yoktur Benim Alış-Verişim.
Hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. Gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. Güvendiğim dağlara kar yağmış falan değil. Derinden bir düşkırıklığı benimkisi. Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin Hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum.
Aklım beni "düşkırıklıkları karşısında yılgınlığa kapılma" diyerek uyarıyor. Yılgınlığa kapılırsam ortama uyacağım ve beni düşkırıklığına uğratanların suçuna ortak olacağım.
Konuşurken (kimi zaman da yazarken) muhatabımızın söylediklerimizi anlamış olduğuna sevinebiliriz. Öyle ya, zaten o anlasın diye konuşmuyor muyuz? Yine de sonuç her zaman sevindirici olmayabilir. Karşımızdaki sözlerimizi anladığı için üzülmemizde mümkün. Belki kötü bir haber verdik. Belki bir haberi kötü verdik Muhatabımız söylediklerimizi anlamadı diye üzülebiliriz. Tersine, karşımızdakinin ne dediğimizi anlamamış olması sevinmemize yol açabilir. Anlasaydı her ikimiz için de iyi olmayacaktı, diye düşündüğümüz de olur.
Kemal Tahir - Esir Şehrin İnsanları
9/10
·437 syf.··
2022 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2022 02:05
Tahir, Osmanlı'nın son demleri - Cumhuriyet'in ilk günleri arasına bir köprü kurmuş olsa gerek. Kitap, üçlemenin ilkidir. Bu sebep, "olsa gerek" lafzına sığınıyorum... Tahir, mütareke dönemini, cephe içinden değil de cephe dışından anlatır. Okullarımızda yıllar yılı, İnönü savaşı; yok sonuçları/sebepleri şeklinde ezbere sayıverdiğimiz ve işin duygu/felsefe tarafına neredeyse değinilmeden robotik bir yazılımı zihnimize yerleştiriyormuşcasına ezber ettirdikleri mütareke tarihin çok dışında kalmış ve bize, sahici insanlardan müteşekkil bir hayat sahası sunan esaslı bir eserdir, Esir Şehrin İnsanları. Kitap, her şeyi ile içimizden/ bizden olduğu için de mutlaka okunmalıdır. Kitabı okumazdan evvel sahip olduğumuz, bir miktar tarih bilgisi, şüphesiz olayları anlamak açısından büyük yarar sağlayacaktır. Yoksa "Peyam-ı Sabah" nedir, "Bekir Sami" kimdir ile akıl tutulması yaşanabilir. Tabii, araştırmacı okurlar adına yeni öğrenilecek nice hazineler saklıdır. Kimi zaman, aruz vezniyle okuduğum beyitler: "Eğer felek mahvederse bu değersiz ismimi, Size yadigar olarak veriyorum resmimi.. Kimi zaman da karakterin ağzıyla seslendirmeye çalıştığım "Haşşöyle..." gibi kelimelerin tamamı; kitaba ahenk, renk ve duygu katıyor. Gözlerimden yaşlar süzülmüş ise tüylerim diken diken olmuş ve içimde fokurdayan bir çaydanlık dürtüsü oluşmuşsa demek ki kitap beni büsbütün sarmalamıştır, kardeşim. Dahasını da verdi bana, patlamalı gülmeler de yapmadım değil. Kamil Bey'in ve nice Anadolu insanın iç dünyasına girdiğimiz, kah göğüs kabartıp kah kimisine "püü! Köpeoğlusu" dediğimiz insan kadrosuna sahip; haricinde nice Nedimeler, Fatmalar görüp göz yaşı döktüğümüz ve dahası, göz yaşı dökemediğimiz insanlarıyla da dolu karakterleriyle Esir Şehrin İnsanları, şahane anlatımı ve tüyleri arşa diken
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201913,3bin okunma