Gök koyunun koyusu bir griye büründü. İnceden yağmur çiseliyor. İçime yağsa, diyorum, içime. Şair olacağıma politikacı olsaydım keşke. Gürültü parıltı içinde geçip giderdi hayatım.
Durup dururken neden yazıyorum sana bunları, bilmiyorum. İçimde bir şeyler yaşlandı. Somurtarak yürüyorum sokaklarda. Bugün de hani çok neşelisin, diye takılıyorlar sessizliğime. Öyle. Bir tek kelimem var zaten sığınacak: öyle.
Her an bir tartışma oldu olacak korkusu elimi kolumu bağlıyor. Sen bu durumu bilmezsin. Bazı evlerde insanlar bir kere tartışır, sonra ayrılırlar. Bu büyük bir mutluluktur. İşte bunun bile mutluluk olduğunu hayal edemezsin.