Vagif

Vagif
@VagifJk
Gıda mühendisi, Enolog
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Tekirdağ - Bakü
17 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Dayatılan Hakikat, Kaybolan Özgürlük
Kişi, çoğu aydın, salt özgürlüğün ancak sınıfsız bir toplumda var olabileceğini ve bir insanın ancak böyle bir toplum var etmek için uğraşırken salt bir özgürlüğe yaklaşacağını söyleyen komünist tezi kabul edecektir. Fakat genelde bu tezle beraber komünist partinin bizatihi sınıfsız bir toplum tesis etmeyi hedeflediği ve Sovyetler Birliği'nde bu hedefin gerçekten de gerçekleşmek üzere olduğu gibi asılsız iddialar araya sıkıştırılıyor. Eğer ilk iddianın ikinciyi de içerdiği düşünülecek olursa, aklıselime ve vicdana karşı her saldırı bir yolu bulunup da haklı gösterilebilir. Ancak bu arada asıl mesele çoktan savuşturulmuştur. Aklın özgürlüğü, kişinin gördüğünü, duyduğunu ve hissettiğini bildirmesi ve hayali vakalar ve hissiyatlar uydurmaya zorlanmaması anlamına gelir. Tatsız gerçekliklerden kaçma, bireycilik ve romantizm hakkındaki o bilindik tiratlar aslında tarihin dalaletini saygın göstermeye yarayan münazara araçlarından ibarettir.
Sayfa 31 - SEL·Kitabı okudu
Vagif
Orwell burada, komünist ideolojinin temel bir savının nasıl propaganda aracı haline getirildiğini eleştiriyor. Birçok aydın, özgürlüğün ancak sınıfsız bir toplumda mümkün olabileceği fikrini kabul eder. Ancak bu fikrin içine, Sovyetler Birliği’nin gerçekten de bu hedefe ulaştığı yönündeki propagandayı da ekleme zorunluluğu getirildiğinde, artık aklıselime ve vicdana aykırı her şey bir şekilde haklı gösterilebilir hale gelir. Böylece asıl mesele, yani hakikatin özgürce ifade edilmesi, gölgede kalır. Orwell’e göre aklın özgürlüğü, insanın gördüğünü, duyduğunu ve hissettiğini olduğu gibi aktarabilmesi, kendisine hayali vakalar veya hisler dayatılmamasıdır. Oysa totaliter rejimlerde bireylere, gerçeğin manipüle edilmesinin tarihsel bir zorunluluk olduğu fikri aşılanır. Bireycilik ve romantizme yöneltilen saldırılar da aslında bu çarpıtmayı meşrulaştırmak için kullanılan argümanlardan ibarettir. Yani Orwell, hakikatin nasıl bir propaganda aracıyla örtüldüğünü ve özgürlüğün aslında ne anlama geldiğini anlatıyor.