Vedat AKILLI

Vedat AKILLI
Memur
Yüksek Lisans
Şanlıurfa
Şanlıurfa
443 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
İnsan Sorudur Ama Aynı Zamanda Cevaptır...
Puan vermedi·204 syf.··
2025 87. kitabı
Sorular önemli.... "En doğru sorular yanıta ulaşma süresini uzatmaktan büyük hazlar devşirdiklerimiz... Bugüne kadar kaç iz bırakmış olabilirsiniz? Etrafınıza ne kadar baktığınızı biliyor musunuz? Tam, kimsiniz? Olmasaydınız, ne değişirdi? Masumiyet yüzdeninizi ölçer misiniz? Demirbaş listenizde neler yer alır? Arızalarınızı tanımaya yanaştınız mı? Tin, ağrır mı? Maske dolabınız büyük müdür? Üste çıkılmayacak bir yaşama düzeni düşlediniz mi? Yedek tutulduğunuzu görmek, ne kadar yaralar sizi? Bir karşı kıyı var mı ruhunuzda? Ne kadar olduğunuz yerdesiniz, ne kadar navmevcût?
1000k
Bu Kalem Un-UfakEnis Batur · Sel Yayıncılık · 201728 okunma
Reklam
EY YOLCU!
Puan vermedi·128 syf.··
2025 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 23:35
Ey Yolcu! “Erdemli İnsanın Yol Haritası”nda en başta gelen husus kendini bilmek, kendini tanımak kendine odaklanmaktır. Bil ki; kendi eksikliklerini gören, başkasının kusurlarıyla meşgul olmaz! Akıllı insan, kendi eksiklerinin farkına varan, onları yenmek ve dizginlemek için mücadele eden kimsedir. Unutma! Kendini unutup başkalarını kötülemenin sana faydası olmayacaktır. Onun için dışarıda oyalanmayı bırak! Sen kendini düzeltmeye bak! Ey Yolcu! Gerçek şudur ki kavuştuğun her emelin sonu hüzündür. Çünkü eninde sonunda ya o seni bırakır ya da sen ondan vazgeçersin. Bil ki; kendini ancak kendinden daha değerli olan şeyleri istemeye adayan kişi erdem yolcusu olmayı hak edecektir! Unutma! Kendini dünya ihtirası için harcayan kimse yakutu çakıl taşı ile değişen kimse gibidir. Akıllı kişi ise kendisi için cennet dışında bir bedel göremez. Ey Yolcu! Akıllı o kişidir ki; sadece Yaradan'ın sözlerine kulak kesilip, insanların sözlerine ve yermelerine aldırmaz. Bil ki bu gerçek anlamda akıllılığın ve gönül huzurunun anahtarı her dem Allah’a yakın olmak ve O’nu hatırlamaktır. Unutma! En büyük akılsızlık sana şah damarından yakın olan Allahtan uzaklaşmandır! İnsanları kızdırmak ile Allah'ı gücendirmek arasında veya Hakk'tan uzaklaşmakla halktan uzaklaşmak arasında kalırsan, insanları kızdır ve halktan uzaklaş! Rabbini gücendirme ve Hakk'tan uzaklaşma! Ey Yolcu! İnsanların eleştirilerinden, ayıplama ve suçlamalarından uzak kalacağını sanan kimse delidir. Bil ki senin ölçün ve erdemin adalet üzere olmaktan geçecektir. Adalet ise insanın haklıya hakkını vermesi ve kendi hakkını da almasıdır. Tersi olan zulüm ise kişinin hakkı olmayanı alması, başkasına da hakkını vermemesidir. Unutma! Kendisine kötülük edenlere kötülük eden, onlar gibidir. Onların kötülüklerine kötülükle karşılık
Erdemli İnsanın Yol Haritasıİbn Hazm El-Endelüsi · Sufi Kitap · 20191,347 okunma
"UFKÎ ŞEHİR” MÜMKÜN MÜ?
Puan vermedi·350 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
"Aslolan insanın/mimarın/ şehircinin içinde kurduğu, büyüttüğü şehirdir…” Halil İbrahim Düzenli Bir şehir hayalimiz var mı ya da yaşadığımız şehir, hayalini kurduğumuz şehir mi? Soruya vereceğimiz cevap, şehrin bizim için ne ifade ettiğini ortaya koyacaktır. Bir mekân tasavvuru olarak şehir; insanı, yaşadığı imkânsızlıklardan ve huzursuzluklardan kurtarabilecek bir imkândır. Mekânı, mümkün hale getirmenin yolu, yine “mekân” kelimesinin etimolojik olarak ifade ettiği “olmak”la ilişkisini kurmaktan geçecektir. İmkân ile imkânsızlık arasında şehir bu bağlamda hayati bir gereklilik olarak karşımızda durmaktadır. Mekân insan için ya imkândır ya da imkânın tükendiği yer… İnsan mekânı kadardır, mekânın elverdiği kadardır. Evden sokağa, sokaktan mahalleye, mahalleden şehre mekânın tezahürü olan tüm bu unsurların insan üzerinde etkisi büyüktür. İnsan mekân ilişkisi birbirleri ile o kadar iç içedir ki; insan mekânı oluştururken bir yandan da, yaşamış olduğu mekân tarafından şekillenir. Mekân kelimesinin; “kün fe yekûn” yani, “ol dedi, oluverdi” ifadesindeki “kün/olmak” fiili ile ilişkisi de bu bağlamda dikkate değer. Tam da bu noktada şunu ifade edersek abartmış olmayız sanırım: Yaşadığımız mekânlar ya olduğumuz yerdir ya da öldüğümüz yer… Bize imkân sunmayan, bizi tüketen, bizi boğan, sıkan huzursuz eden, hâsılı bizi oldurmayan mekân öldürecektir. Sokak, mahalle ve nihayet şehir bizi biz kılarak var eden kendi değer yargılarımıza uygun mekânlardır. Ve toplum olarak ancak kendi mekânlarımızın temkinli ortamında temekkün ederek “yersizlik” duygusunun huzursuzluğundan kurtulabileceğiz. Mekân diyorum azizim, mekân! İnsan mekânını yitirdi. Konuta dönüşen mekân, meskenin huzurunu ve sükûnetini sunmuyor artık. Mahalleden kaçan insan, halden uzaklaştığı, halleşmekten uzaklaştığı
1000k
Ufki ŞehirKolektif · Klasik Yayınları · 20162 okunma
Çağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 89. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 15:04
Gazze’de katliam devam ediyor. İnsanlık ve dünya Gazze’de pervasızca süren vahşete seyirci kalmaya devam ediyor. Kötülüğe ve kötülere sessiz kalan dünya ve insanlık kötülüğe mahkûm olacaktır. Ve halen insanlığını yitirmemiş olanlar ve halen insana/insanlığa dair umudu diri tutmak isteyenler, başka bir dünya mümkün diyebilenler; dünyanın geldiği noktada “Çağdaş Küresel Medeniyeti” bilmek zorundadırlar. Yazımıza böyle bir girizgâhla başlamamızın sebebi, tanımamız ve bilmemiz gereken Küresel Medeniyeti konu eden, Mehmet Sabri Genç’in Paradigma Yayınlarından çıkan “Çağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi” kitabını sayfamıza konuk etmemizdir. Öncellikle yazarın kitaba dair sözlerine kulak verelim: "Çalışmamız, İbn Haldun'un nazariyeleri ve modern analitik zihin felsefesinin beyanatları üzerinden ontolojik bir çağdaş küresel medeniyet eleştirisini kapsamaktadır. Bu kitaptaki tezler her şeyden evvel İslam medeniyetinin karşı karşıya kaldığı soru ve sorunların, tarihimizin en mühim ve zirve şahsiyetlerinden olan İbn Haldun'un nazariyelerini bıraktığı yerden tekrar ele alınması onların güncelleştirilmesi ve yeniden yorumlanması çabasını gütmektedir... Bu mezkûr çabamızı Türk filozofu merhum Teoman Duralı başta olmak üzere değerli filozoflarımızın kavramsal çerçeveleri temelinde inşa ettik. Bu hem bir felsefi kültür hem de ortak bir düşünce alanı oluşturmak adına önemlidir. Umulur ki bu çalışma, "tarihte ilk defa yeryüzünün dört bir yanında hayatı etkileyip belirleyen, karşı karşıya ve hatta iç içe olduğumuz bir medeniyet olayının" ve bu yeni vakanın ontolojik/epistemolojik/tarihsel temellerinin farklı vecheleriyle ortaya serilmesinin devamına ve felsefi düşünce dünyamızın ufkunun daha da genişlemesine bir parça olsun katkıda bulunur" Çağdaş Küresel Medeniyet, Teoman Duralı’nın
1000k
Çağdaş Küresel Medeniyetin OntolojisiMehmet Sabri Genç · Paradigma Yayınları · 20243 okunma
9/10
·144 syf.··
2024 11. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2024 15:32
Oktay Taftalı'nın okuduğum ilk kitabı. Yeni tanıştığı yazarlara kolay kolay ısınamayan biri olarak doğrusu ilk sayfalarından itibaren artık takip edebileceğim bir yazar daha var dedirten bir kitap oldu benim için. Felsefi denemelerden ve benim yaşayan felsefe olarak gördüğüm hayatın içinden felsefi denemelerden hoşlananlar için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap. Ben beğendim ve diğer kitaplarına da bakacağım. Yaşamdan ölüme, ekonomiden düşünceye, dilden değere kadar hayatın içinden cümleler bulabileceğiniz bir kitabı okuyun derim...
Felsefe-Düşünce
Acının Eşiğinde Yaşama FelsefesiOktay Taftalı · Destek Yayınları · 20105 okunma
Reklam