Söz dilencisi

Söz dilencisi
@Vakitler
Sonlu yaşamın absürtlüğü gölgesinde küçük insanlığın çelişkileri...
Mushaf'a Reş
Sonuncu defasında tanrı aramızda öylesine uzun yaşadı ki, bütün öteki tanrılar ondan önce gelmişlerdi. O kutsalları onaylamıştı. O Kürtçe konuşuyordu. O aynı zamanda İsmail soyundan Muhammed peygamberi nurlandırıyordu; Muaviye adında bir hizmetçisi vardı. Tanrı, Muhammed’in onun önünde başının dik olmadığını gördü, ona bir baş ağrısı verdi.
1000Kitap
Reklam
Mushaf'a Reş
Ve Tanrı çocuklarını küpünde emzirip büyütebilsin diye Adem’e memeler yaptı. İşte erkeğin memesinin olmasının sebebi budur.
1000Kitap
Mushaf'a Reş
Sonra Tanrı Kara Dağ’a indi. Bağırdı, üç bölük halinde 30 bin Melek yarattı. 40 bin yıl boyunca hepsi Tanrının önünde eğildiler. Sonra Melek Tavus’la birlikte Gökyüzüne gittiler. Bu sırada Tanrı, kutsal topraklara indi ve Cebrail'e, dünyanın dört bir köşesinden toprak getirmesini buyurdu: Toprak, hava, ateş ve su. Onlardan bir varlık yarattı ve içine kendi öz gücünden bir ruh koydu ve ona ‘Âdem’ dedi. Sonra Cebrail'e, Adem'i Cennet'e götürmesini ve buğday hariç, oradaki bütün ağaçlardan yiyebileceğini söylemesini buyurdu. Böylece Âdem Yüzyıl geçirdi. Sonra Tavus Melek, Tanrıya, buğday yemesi yasak oldukça Adem’in nasıl çoğalıp da nesil sahibi olacağını sordu. Tanrı ona; " Bütün bu işleri sana bırakıyorum" dedi. Bunun üzerine Melek Tavus, gidip Adem’e sordu: " Hiç buğday yedin mi?" O da yanıtladı: " Hayır, çünkü Tanrı bunu bana yasakladı." Melek Tavus Adem’e dedi ki: " Buğday yemen, senin için çok daha iyi olur." Bunun üzerine Âdem buğday yedi ve yeğince de karnı şişti ve Tavus Melek onu Cennet'ten kovdu, tek başına bıraktı ve göğe çıktı. O zaman Âdem, karnının şişkinliği yüzünden acıyla kıvrandı, çünkü bedeninde çıkış deliği yoktu. Bu esnada Tanrı ona bir kuş gönderdi, o da gagasıyla Adem’in kıçını ibikleyip bir çıkış açtı, böylece Âdem rahatladı. Ve sonra Cebrail Adem’den yüz yıl kadar uzak durdu ve Âdem üzülüp ağladı. O zaman Tanrı Cebrail'e Adem'in sol omuz koltuk altından Havva'yı yaratmasını buyurdu.
1000Kitap
Zekânın (ilmin) sönüklüğü ve tabiatın donukluğu, zamanın düşmanlığı ve devranın yardım etmemesi beni inzivaya çekilmeye zorladı. İsmi unutulmuş, kalbi kırık ve arzuları kalmamış bir şekilde kendimi gizledim. Molla sadrâ
1000Kitap
Hüzünlüyüm bu gece Ruhumun derinliklerinde bekler olan hüznüm yine görünür kıldı kendinisini Bir sözcük yığınının oluşturduğu sarsıntı sonrasında... Başka türlü olamaz mıydı Mutluluktan bu denli ayrıksı kalmak çabası içinde olmak Amaaa neden Neden rahat vermez insan insana Ah şu insan yanımız Ah şu zaaflarımız Ötekinin yabancılık halinin berikini mutsuz kılması Ah ne garip;şu insan oluşun eğreti yanları.. Sanırım sartre haklıydı 🙏
Edebiyat
Reklam