Sonra Tanrı Kara Dağ’a indi. Bağırdı, üç bölük halinde 30 bin Melek yarattı. 40 bin yıl boyunca hepsi Tanrının önünde eğildiler. Sonra Melek Tavus’la birlikte Gökyüzüne gittiler.
Bu sırada Tanrı, kutsal topraklara indi ve Cebrail'e, dünyanın dört bir köşesinden toprak getirmesini buyurdu: Toprak, hava, ateş ve su.
Onlardan bir varlık yarattı ve içine kendi öz gücünden bir ruh koydu ve ona ‘Âdem’ dedi.
Sonra Cebrail'e, Adem'i Cennet'e götürmesini ve buğday hariç, oradaki bütün ağaçlardan yiyebileceğini söylemesini buyurdu.
Böylece Âdem Yüzyıl geçirdi.
Sonra Tavus Melek, Tanrıya, buğday yemesi yasak oldukça Adem’in nasıl çoğalıp da nesil sahibi olacağını sordu.
Tanrı ona; " Bütün bu işleri sana bırakıyorum" dedi.
Bunun üzerine Melek Tavus, gidip Adem’e sordu: " Hiç buğday yedin mi?"
O da yanıtladı: " Hayır, çünkü Tanrı bunu bana yasakladı."
Melek Tavus Adem’e dedi ki: " Buğday yemen, senin için çok daha iyi olur."
Bunun üzerine Âdem buğday yedi ve yeğince de karnı şişti ve Tavus Melek onu Cennet'ten kovdu, tek başına bıraktı ve göğe çıktı.
O zaman Âdem, karnının şişkinliği yüzünden acıyla kıvrandı, çünkü bedeninde çıkış deliği yoktu.
Bu esnada Tanrı ona bir kuş gönderdi, o da gagasıyla Adem’in kıçını ibikleyip bir çıkış açtı, böylece Âdem rahatladı.
Ve sonra Cebrail Adem’den yüz yıl kadar uzak durdu ve Âdem üzülüp ağladı.
O zaman Tanrı Cebrail'e Adem'in sol omuz koltuk altından Havva'yı yaratmasını buyurdu.