Rind: "Ey Zahid, mademki yaratılmışın varlığından maksat Yaradan'a kulluktur, yaratılmışın yaratılmışa kulluğu yaraşmaz! İnsanı insana tercih sebebi, Tanrı'yı bilmektir; dilencilik ve padişahlık rütbesi değildir! Bil ki, padişahların beraberindekiler daima kederlidir. Sultanların yakınları daima aldatılmışlardır.
Fuzuli, son söz olarak: "Fanilik köyünde, akıllı ile deli birdir. Denizin dibinde taş ile inci danesi birdir. İyi ve kötü sayma işi ortadan kalkınca mescit ile
meyhane birdir" der.
Pir, sakiye işaret ederek: "Dertsizlik maddesi olan, ruhu cilalayan şerbeti getirtir! Buna katılan "özel katkılarla" da "yavaş yavaş inanç bağını ·şekilden kesip manaya ulaştırması, saplantı ipini mecazdan kesip gerçeğe bağlaması.." istenir.
Rind, meyhanede gönlü aydınlık olan bir ihtiyar {Pir) görür. O'nu incelemeye başlar. Bu ihtiyarın görüşü, sır cevherlerinin hazinesini açar; aşk, onun
namlılığının, adının süsüdür; akıl, onun çocukluğunun öğüncesidir! Bakışıyla, şarabı aranan şey yapmış, yaradılışa: "Elde etmeyi ve kalbin cezbesini" vermiş!... Rind, selam vererek oturur.