İnsanı önce günaha çağırır, sonra elini ayağını bağlar, benliğinin en derinlerinde kör bir acıyla oldugu yerde bırakıverirdi. Ne yapmak istediğimi ve bunu çocuğun el değmemişliğini bozmadan nasıl yapacağımı çok iyi biliyordum. Her şey bir yana, benim de çocuklar peşinde geçirdiğim şunca yıldan öğrendiğim bir şeyler vardı herhalde. Parklarda gözlerimle benek benek supericiklerine sahip olmamış, kayışlara asılmış giden bir otobüs dolusu okullu çocuğun en çok dostluğunu terli mi terli köşeye varabilmek için sakına sakına ama hep hayvanca arzular içinde, kendime yol açmamış mıydım? Ama neredeyse üç haftadır bütün bu acınası çabalarım yarıda kesiliyordu. Bunu yapan da genellikle Haze denen kadındı.