Nihayet karar verdi: Varlığın, itinanın ve büyük bir sevginin meydana çıkardığı incecik boyunlu, bembeyaz yüzlü, çekingen fakat çok kibar giyimli çocuğu aldı.. Yoksulluğun, ihmalin ve kırbaç gibi bir hayatın meydana çıkardığı yanaklarından kan fışkıran, sert bakışlı , dik sesli fakat pantolonu dört yamalı ve suratı çamurlu çocuğun yanına oturttu.
İçlerinden pek çoğu belki fakirdir, belki biraz yaramazdır. Fakat en yaramazı, en fakiri bile tam bir çocuktur. Çocuk diyince benim aklıma dünyanın en güzel ve en iyi mahlûkları gelir!..
"Bu yetişkinler böyledir. Sana oyuncak bebek alırlar ama saçını kesemezsin, yüzünü boyayamazsın.
Araba alırlar, 'Ben bunun tekerleklerini çıkartıp arabanın içerisine çamur dolduracağım' dersen izin vermezler, elinden alırlar.
Onlara göre bebek bebektir, araba arabadır. Bebeğin saçını tarayabilirsin ama kesemezsin.
Kimin koyduğunu bilmedikleri kurallarla yaşamaya fena halde alışmışlar zavallılar.