Babalar ve Oğullar, yetişkinlerin çoğunun idealist oldukları gençlerin ise çoğunun nihilist olduğu bir kuşak çatışmasıni anlatıyor. Gençler, yetişkinlerin hayata bakışlarını küçümserken yetişkinler ise gençlerin hayata bakış şekillerine bir anlam veremeyip, onları anlayamıyolar. Babalar ve Oğullar okunması kolay olmasına karşın yazıldığı dönemden sonra bile içinde barındırdığı konular -biraz değişmiş olsa da- güncelliğini yitirmediği için çağının ötesinde bir kitap.
Kitapta gençler kendilerini nihilist olarak görmesine rağmen neredeyse hepsi nihilist olmayan kişiler. Sadece toplumun dayattığı adetlerden, geleneklerden kurtulmak için nihilistliği bir kaçış aracı olarak kullanıyorlar. Bunun sonucunda herşeyin saçma, hiçbirşeyin bir anlamı olmadığını söyleyerek istedikleri gibi yaşadıkları bir hayat sürüyorlar. Bu kişilerin nihilist olmadıgını sadece bir araç olarak kullandıklarıni söylememin sebebi nihilistliğin insanın kendisi tarafından seçilebilecek bir şey olmamasıdır. Nihilistlik insanın zaman geçtikçe yavaş yavaş yaptığı şeylerde eskiden hissettiği şeyleri hissedememesi ve bu hislerin yerini bir boşluğun, anlamsızlık hissinin almasıdır. Yani bir insan nihilist olmayı seçemez nihilistlik insanı seçer. Bahsettiğim bu kitap karakterleri söylediğim şeyleri yaşamamış sadece tüm kurallardan kurtulmak için kendilerine nihilst demişlerdir.
Kitapta nihilist diyebileceğimiz tek karakter Bazarov'dur. Turgenyev, Bazarov üzerinden nihilistliğin ne kadar illet ve baş belası bir şey olduğunu anlatmış. Bazarov tüm evren karşısındaki küçüklüğü ve önemsizliğini düşünmekten kendi hayatından zevk alamayan bir kişi. Bazarov aşk olaylarını küçümsemesine rağmen Anna Sergeyevna adlı bir kadına aşık oluyor. Bu kadınla birlikte geçirdiği zamanlarda, yaptığı konuşmalarda bir anlam
"Şöyle düşünüyorum: Bak şu saman yığınının yanında uzanmış yatıyorum... İşgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığım ve umrunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki... ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki... Oysa bu atomun, matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor, bir beyin çalışıyor, bir takım istekleri var..."