Nietzsche ve Breuer bir elmanın iki yarısı gibi benzer sorunlara sahip birbirine benzeyen kişiler. İnsanların kendi başlarına aşamayacakları sorunlar vardır, bir başkasının desteğine ihtiyaç duyarlar. Nietzsche ve Breuer'de sorunlarını aşabilmek için birbirlerine ihtiyaç duyan kişiler. Breuer hayatı başkaları tarafından çizilmiş, tasarlanmış bir adamdır. Kendi hayatında kendisine ait bir öz bulunmamasından duyduğu rahatsızlıkla, artık kırk yaşına gelmesi sonucunda ölüme daha yakın hissetmesiyle ve evli olmasına rağmen kendi hastasına aşık olması gibi sebepler yüzünden adlandıramadığı, arkasındaki gerçeği çözemediği bir sorun yaşar. Nietzsche ise kadınlara duyduğu korkuyla, yaşadığı tek ilişkide gördüğü ihanetle, asosyal yapısıyla ve migren ağrılarıyla savaşan ama kendisine güvenen yazıdığı ve yazacağı kitaplar sayesinde kendi çağında olmasa bile sonraki çağlarda önemli bir filozof olarak kabul edileceğine inanır.
Lou Salomé vasıtasıyla ikilimizin yolları kesişir. Aralarında karşılıklı faydaya dayanan bir ilişki doğar. Breuer bu ilişkiyi sadece Nietzsche'yi tedavi etmek için kurgulasada Nietzsche'yle konuştukça yavaş yavaş kendisine sıkıntı veren şeyler şiddetlenir ve bu ilişki kurgu olmaktan çıkar. Breuer, Nietzsche önderliğinde bu sorunlardan kaçmayı bırakıp onlarla yüzleşmeye başlar. Acı verici, sancılı günlerden sonra bu sorunlarını çözmeyi başarır. Breuer kurtulmayı başarmıştır. Kurtulduktan sonra Nietzsche'yi de sorunlarından kurtarır. Fazla detaya inmeden kitabın özetini verdiğime göre bazı şeylerden bahsedebilirim artık.
İnsanlar yaşadıkları sorunlar nedeniyle başkalarını suçlamayı severler. Kendi acılarıyla çok fazla meşgul olup başkalarınında acı çektiğini fark etmezler. Oysa acı, ıstırap, sorun tüm insanların ortak özelliğidir. Bunlardan soyutlanmış bir