Hiçbir yere tutunmadan, hiçbir yere köklenmeden, akan suyun üzerinde kayar gibi yaşıyordum ve bu soğuklukta ölü, cesidimsi bir yan olduğunu gayet iyi biliyordum gerçi çürümenin kötü kokan soluğu hissedilmiyordu, ama umarsız bir donukluk, acımasız, soğuk bir duygusuzluk yerleşmiş, yani bedensel anlamda gerçek ölümün ve çürümenin dışarıdan da görüldüğü aşamanın eşiğine gelmiştim.
Bugünkü baskın eğitim tarzı insanın egemenliği adına bizi yaşamdan yabancılaştırıyor, birleştirmek yerine parçalıyor, başarıya ve kariyere aşırı önem veriyor, duyguları zihinden, pratiği kuramdan ayırıryor ve dünyaya, cehaletinden habersiz zihinler salıyor
Ancaq dünyamıza ait canlı sistemlerinin, bize özgü bitkilerinin, hayvanların insanının ve medeniyetlerin başka yerde var olması pek mümkün görünmez.Dünya üzerindeki yaşam sadece tek kez oynanacak bir piyesten ibarettir
Jeo-mühendisliğin stratejik yönleriyle ilgili dikkatli olmak gerekir. Bu yaklaşım yapıcı olabileceği kadar yıkıcı da olabilir. Jeo-mühendislik nasıl yer yüzünü soğutmak için faydalı bir şekilde kullanılabilirse, başka bir ülkenin hasadını mahvetmek için kötü amaçlı da kullanılabilir.