Doğadaki Son Çocuk (Çocuklarımızdaki Doğa Yoksunluğu ve Doğanın Sağaltıcı Gücü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.186
Gösterim
Adı:
Doğadaki Son Çocuk
Alt başlık:
Çocuklarımızdaki Doğa Yoksunluğu ve Doğanın Sağaltıcı Gücü
Baskı tarihi:
Nisan 2010
Sayfa sayısı:
450
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754035124
Orijinal adı:
Last Child in the Woods: Saving Our Children from Nature-Deficit Disorder
Çeviri:
Ceyhan Temürcü
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
"Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır."
-Richard Louv-

Çocuklarının doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemeyen anne babaların başucu kitabı olan Doğadaki Son Çocuk, tüm dünyada hızla yayılan doğaya dönüş hareketinin biçimlenmesinde ve yaygınlaşmasında önemli roller üstlenmiş bir kitap. Richard Louv Doğadaki Son Çocuk'ta çocuklarda ve gençlerde obezite, dikkat bozukluğu, depresyon gibi vakalarda büyük artış yaşanması ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki olduğunu örneklerle kanıtlarken aynı zamanda içinde bulunduğumuz bu durumu tersine çevirebilecek bir yol haritası sunuyor. Etkileyici ve sürükleyici bir üslupla kaleme alınan Doğadaki Son Çocuk'u yayımlarken özellikle anne babaların bu kitabı ellerinden düşüremeyeceklerine inanıyoruz.

"Doğadaki Son Çocuk, doğada zaman geçirmenin çocukların sağlığını geliştirebileceği, yaratıcılıklarını teşvik edebileceği, düşünme yetilerini keskinleştirebileceği ve çevreye karşı duyarlı olmalarına yardım edebileceği inancını paylaşan birçok farklı ilgi grubunu bir araya getirdi."
-John Flicker-, National Audubon Society başkanı
(Arka Kapak)
Kitap,
Yalın ayak toprağa hiç basmamış, yağmurda bilerek hiç ıslanmamış, bir böcek kovalamamış ya da alıp yetiştirmemiş ya da iribaşları hiç incelememiş olanlara yönelik yazılmış. Bizlik bir durum yok. Biz onlardan değiliz ya değildik değil mi?

İlk çocukluk döneminin evrensel ilklerinden biri olan merak duygusunun giderildiği, olumlu pekiştirilmesi gerektiği yer olan doğal alanlar gün geçtikçe daha yapılandırılmış bir hal alarak çocukların bu duygularını köreltmekte ve doğadan tat alamayan eksik nesillerin yetişmesine neden olmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılı olarak doğaya dönüş olduğunu vurgulayan kitap, bu ülkelerin eğitim kurumları vizyonunda teknoloji ve dijital dünyanın çok az kullanıldığı, doğada aktif zaman geçirmenin ise eğitim ortamlarını düzenlerken birincil öncelikleri olduğunu vurguluyor.

Kitabı okurken çocukluğumuzda doğada yaptığımız birçok aktivitenin tüm çocuklarda ortak olduğunu gördüm. Aynı şeylere merak duyuyor, aynı yöntemlerle merakımızı gidermeye çalışıyoruz. Ancak günümüzde ne yazık ki artık bunları yapan çocuk sayısı gün geçtikçe azalıyor. Elbette çocuklar artık merak etmiyor diyemeyiz. Bu konuda daha çok engelleniyorlar. Ebeveynler, öğretmenler, yığınlaştırılmış müfredatlar daha pek çok şey onların dışarıya açılan kapılarının önüne yığılmış bir halde. Ve elbette en büyük engel öngörülemez şekilde artan teknolojik cihazları anlamsızca kullanmak. Doğadaki her şey canlı, hisleri var. Bir ağaca sarıldığınızda hisseder, bir çiçeği kokladığınızda bunu duyumsar, şimdilerde bunlar olmadığından çocuklara da doğa nimetlerini göstermeye çekiniyor. Çocuklarımıza küskün bir doğa bırakıyoruz, farkında mıyız?

Çocukların ormanda sabah yürüyüşü yapması, bir ağaç ya da bitkideki değişimi gözlemlemesi, çeşitli böcekleri görüp onlarla vakit geçirmesi ve çeşitli canlıların doğaya uyum sürecini öğrenmesinin çocuk üzerinde olumlu değişimlerini etkili bir dille anlatmış yazar. Doğada olmanın çocuktaki alternatif düşünme becerilerini tetiklediğini, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi son yıllarda çokça rastlanan çocukluk çağı bozukluklarında olumlu değişimler gözlemlendiğini de, yapılan deney kontrol çalışmaları ve uzun yıllar yapılan izleme testleri ile göstermek istemiş. "Ee biz bunları biliyoruz." diyeceksiniz. Sorun da zaten bunları bilmekte. Biliyor ama es geçiyoruz. Es geçtiğimiz ne var ne yoksa bugün karşımıza telefon tablet bağımlısı bebekler ve çocuklar olarak geri dönüyor. Bir üç yaş çocuğu çamura su karıştırıp oynaması gerektiği yerde ‘’sıkıldım buradan telefonunu ver diye annesine bağırabiliyor.’’ Belli ki bazı durumların ayarı biz de çoktan kaçmış.

Kitap bir roman, öykü vb. gibi kurmaca bir metin olmadığı için çoğu yerde tekrara düşmüş hissini yaşatabilir. Birden fazla makalenin ve yazarın kendi hayatından deneyimlerinin yer alması dili biraz zoraki olmuş anlayışına okurları sürükleyebilir. Ancak ne olursa olsun, kıymetli araştırmalar ve önerilerin yer aldığı bu kitabı mutlaka her birey okumalı ve kütüphanesinde bulundurmalı.

Yazar doğayı keşfederek oluşturulan her hikaye için ‘’Kaplumbağa Masalları’’ demiş. Çok anlamlı bir tanımlama. Ağır ağır ama sağlam adımlarla yürür çünkü onlar, dayanıklıdırlar ve bize örnek olacak kadar alternatif düşünceye sahiptirler. Bu yüzden bu tanımlama hoşuma gitti. Sanıyorum bizler de doğadaki çocukluğumuza geri bakış atsak çok fazla kaplumbağa masalımız olduğunu görürüz. Genel hatlar bakımından kitap kültürümüze, doğaya olan saygımıza ve yeşile verdiğimiz kıymete çok uygun. Kutlamış olduğumuz belirli gün ve haftaları ve çocuklara aşılamaya çalıştığımız birçok değeri pekiştirici kıymetli bilgiler içeriyor. Kitabın sonunda oldukça geniş öneriler listesi yer alıyor. Doğada çocuklarla aktif zaman geçirmek isteyen anne-babalara, müfredatına bunu almak isteyen öğretmenlere, vizyonunu doğaya çevirmek isteyen tüm okullarımıza güzel yollar açacağına inanıyorum. Çünkü doğa eğitir, ehlileştirir. Kim bilir belki insani duygularımızın köreldiği şu zamanlarda doğaya yeniden çıplak ayakla basmak gerekiyordur. Belki yeni kaplumbağa masallarını çocuklarla yazmalıyızdır. Ne dersiniz? :)
Umarım bir sürü kaplumbağa masalımız, doğayı aktif kullanacak birçok yöntemimiz ve elbette doğanın iyileştirici gücüne inancımız ve onu koruyacak gücümüz olur.
Bolca tavsiye edilir. :)
''Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.'' Richard Louv Öyle güzel anlatılmış ki, her ebeveynin okuması gereken bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.648 Oy)18.202 beğeni41.254 okunma2.669 alıntı173.635 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.328 Oy)12.897 beğeni33.003 okunma3.100 alıntı138.757 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.536 Oy)8.487 beğeni25.051 okunma2.283 alıntı108.170 gösterim
  • Beyaz Zambaklar Ülkesi
    8.9/10 (2.456 Oy)2.372 beğeni6.919 okunma2.065 alıntı41.236 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.248 Oy)8.684 beğeni24.169 okunma1.278 alıntı118.890 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.200 Oy)8.506 beğeni27.270 okunma769 alıntı133.022 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.818 Oy)5.503 beğeni17.956 okunma862 alıntı92.508 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.855 Oy)8.799 beğeni24.123 okunma1.624 alıntı111.988 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.756 Oy)6.065 beğeni15.962 okunma2.538 alıntı82.435 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.058 Oy)3.948 beğeni15.027 okunma1.228 alıntı72.633 gösterim
Amerika avrupa hk baya inceleme yapmış yetkin insanlarla görüşmüş cocuklar ve yetiskinlerle tartismis yerel kurum ve uluslararasi kurumlari incelemis ve doganin ile cocuklarin genclerin iliskisini ve nasil kurtarabilirz onu ortaya koymus. Keske biraz daha evrensel olsaydi da okurken daha cok zevk alsaydim. Atlamak istediğim o kadar yer vardi ki. Takintim olmasaydi yarim bile birakabilirdim. Islevsel tek kismi sondaki 100 oneri. Ki yaklasik %40 yine bize hitap etmiyor.
Arkadaşlar ben bu kitabı okudum çünkü bende de var çok güzel ben bunu okuduğumda çok mutluydum gerçek yaşamlarını anlattı çok güzeldi bu sizde OKURSANIZ mutlu olursunuz
Kesinlikle, ben bir anneyim ya da babayım diyorsanız okumanız gereken bir kitap...

Çocukların nasıl bilinçli ya da bilinçsizce yanlış yetiştirildiğini; onların doğaya, doğanın da genç kuşaklara nasıl ihtiyacı olduğunu birbirinden bağımsız gibi görünen fakat çok ince bir iple bağlantılı akademik makaleler üzerinden etkileyici ve yalın bir şekilde anlatabilen yazarı takdir etmemek mümkün değil...

İnsan okurken düşünmeden edemiyor ve aklına şu soru takılıyor; geçmişin doğal çocukları mı yoksa günümüzün yapay çocukları mı?
İlk bakıldığında doğaya zarar veren hareketlerin bile, doğayla ilişki kurulmasını sağladığından, büyük resme bakıldığında faydalı olduğundan bahsediyor yazar. Örneğin balık avlamak, ağaç evler gibi. İnsanın bir şekilde doğayla bağını oluşturduklarından, onu önemsemeyi beraberinde getirdiğini söylüyor.
Kitabı birkaç arkadaş okuyacagız. Sonra birlikte bir rapor hazırlayıp bir gruba sunum yapacağız. Kitap ile ilgili önerilerimizi sunacak ve kitap hakkındaki sorulan soruları cevaplayacağız
Bunlar mucizevi ve harika günler...

Ne güzel söylemiş Paul Simon. Mucize gerçek oldu diyebileceğimiz bir güne uyanmış olalım. :))
Bir sağa bir sola salınan huş ağaçlarını gördüğümde... Onları bir çocuğun salladığını düşünmek hoşuma gider.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Doğadaki Son Çocuk
Alt başlık:
Çocuklarımızdaki Doğa Yoksunluğu ve Doğanın Sağaltıcı Gücü
Baskı tarihi:
Nisan 2010
Sayfa sayısı:
450
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754035124
Orijinal adı:
Last Child in the Woods: Saving Our Children from Nature-Deficit Disorder
Çeviri:
Ceyhan Temürcü
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
"Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır."
-Richard Louv-

Çocuklarının doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemeyen anne babaların başucu kitabı olan Doğadaki Son Çocuk, tüm dünyada hızla yayılan doğaya dönüş hareketinin biçimlenmesinde ve yaygınlaşmasında önemli roller üstlenmiş bir kitap. Richard Louv Doğadaki Son Çocuk'ta çocuklarda ve gençlerde obezite, dikkat bozukluğu, depresyon gibi vakalarda büyük artış yaşanması ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki olduğunu örneklerle kanıtlarken aynı zamanda içinde bulunduğumuz bu durumu tersine çevirebilecek bir yol haritası sunuyor. Etkileyici ve sürükleyici bir üslupla kaleme alınan Doğadaki Son Çocuk'u yayımlarken özellikle anne babaların bu kitabı ellerinden düşüremeyeceklerine inanıyoruz.

"Doğadaki Son Çocuk, doğada zaman geçirmenin çocukların sağlığını geliştirebileceği, yaratıcılıklarını teşvik edebileceği, düşünme yetilerini keskinleştirebileceği ve çevreye karşı duyarlı olmalarına yardım edebileceği inancını paylaşan birçok farklı ilgi grubunu bir araya getirdi."
-John Flicker-, National Audubon Society başkanı
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • emrys
  • Huriye bülbül
  • Semra Beynel
  • Burcu Kınık
  • Euphoria
  • ramis palabıyık
  • GAMZENURCERKEZ
  • Besim Tataroğlu
  • B'MESUT
  • Mavi Yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%14.3
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%35.7
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.9
Erkek
%48.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (4)
9
%12.5 (1)
8
%12.5 (1)
7
%12.5 (1)
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları