Sevipte söyleyemediğim şarkılar var
Bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler
Keşke,keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları
Düşlerim var...
Uyandığımda yalnızca başını hatırladığım,
Ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim
Bir adam var düşümde,tam dokunacakken uyandırıldığım
Bir adam,sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
Düşümde bir adam var,benim mi bilemediğim
Bir adam var diyorum,düşünüp düşümden ayrı kaldığım...
F. DOSTOYEVSKİ’nin İNSANCIKLAR kitabı işinden istifa edip genç yaşında (24) yazdığı eseri
1800 yıllarının fakir bi memurunun ve öksüz bir kızın hayatını anlatıyor. Kendi aralarında nerdeyse hergün mektuplaşıyorlar bir birlerine saf bir sevgiyle bağlı olan karakterler bunu fazlasıyla bize yansıtıyor.
Yoksullukla dedikoduyla hastalıkla mücadele eden bu iki insan birbirlerinden destek alıyorlar ve hayatla mücadele ediyorlar. Yaşlı kahramanımız ve genç öksüz kızımızın yollarıda bir sekilde ayrı kalıyor. Kitabın sonu benim için muallakta kaldı :(
Dostoyevskinin nerdeyse her kitabında acıyı hüznü bize hissettirsede bu bambaşkaydı.kitabı okurken hüzünlenmiycek kimse yoktur.