اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثاً
“Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır" derler. Onlara bir kötülük gelirse, "Bu, senin yüzündendir" derler. (Ey Muhammed!) De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!”
İyi Bayramlar.
1. Fotoğraf: ilk okulum, ilk türkçe konuştuğumuz yer, ilk öğretmenimin ‘altın saçlı kız’ diye beni sevdiği yer, ne çok ilkler yaşandı…
2. Fotoğraf: Beni dünyaya getiren koca yürekli kadın. Bu kadın umudunu gücünden alır. Büyüdükçe anladım seni, ben büyüdükçe sen de gözümde daha da büyüdün, dağ gibi oldun…
27.05.2026|Köycük Köyü
İnsan, annesinin evinde fark etmeden çocukluğuna dönüyor.
Sanki yükler bir süreliğine omuzdan iniyor; insan yeniden beş yaşında, yeniden korunuyor gibi hissediyor.
Ne muazzam bir konfor: koşulsuz alışılmışlık, dilediğince şımarmak, tanıdık sesler ve hiç açıklama yapmak zorunda kalmamak.
26.05.2026|Köycük Köyü