“Azil, Türkçede, görevden alınmış demek. Çünkü, kendisine sunulmuş olan bilgi, yetenek ve düşüncelerin ağırlığından zihni kapanan ve delirmiş olan milyonlarca haberciden biridir. Delirenler, affedilmez ve terk edilir. Bu da, suçu olmayan bir insana verilebilecek en büyük cezadır. Deliren haberciler sonu, intihar değilse, linçtir. Benzersiz zihinlerini yönetmeyi öğrenip, hayatta kalanlarsa, peygamber olarak bilinir.
Milyonlarca olasılıktan, sadece biri gerçektir. Milyonlarca doğumdan sadece biri Asil’dir. Milyonlarca Asil’den sadece biri Yahya’dır. Milyonlarca görevlilerden, sadece biri, görevini yerine getirir. Milyonlarca dölden, sadece biri kutsaldır. İnsanlık tarihi, sadece kutsal olanları anlatır. İnsanlık tarihi, doğurtanları anlatır. Tarih, insanlık rahmine düşmüş peygamberleri anlatır. Azledilenlerin tarihini anlatansa, Asil’in hayatıdır. Çünkü hepsinin tıkanıklığı aynıdır. Düşünmek. Çünkü hepsinin alınyazısı aynıdır: Düşünüyorum, öyleyse, varlığımı yol edebilirim.”