Verâ

Puan vermedi·200 syf.·
2024 47. kitabı
Evlerimize, kütüphanelerimize gelip yerleşen, sahiplendiğimiz, zamanımızı ayırıp okuduğumuz kitapların gerçekten ne kadarını anlayıp hayatımızda uygulamaya koyuyoruz? Ya da okuduğumuzu zannettiğimiz bu kitapları sahiden, hakkını vererek okuyabiliyor muyuz? Okurken nelere dikkat ediyoruz? Hangi süzgeçlerden geçirip benimsiyor ya da reddediyoruz? Kitap seçerken kimi veya neyi referans olarak alıyoruz? Bu ve buna benzer bir çok sorunun cevabını alabileceğimiz bir kitap Canlı Kitap. Geçmişte ulaşılması ve çoğaltılması zor olan kitaba şuan bizler çok rahatlıkla ulaşıp yanımızda taşıyabiliyoruz. Peki biz tüm bu kolaylığa rağmen kitaba hak ettiği değeri verebiliyor muyuz? Okumanın zevkine varıp kitap ile konuşabilmeyi başarabiliyor muyuz? İşte bu kitabı okumak, bana tüm bu sorgulamaları yaptırıp kitabın hakkını vererek, aktif bir okuyucu olmam gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Aynı zamanda da okunacaklar arasına birçok yeni kitap ve yazar eklememe vesile oldu. Yazımın sonuna gelirken tüm kitap kurtlarının Canlı Kitap olması duasıyla...
Canlı KitapÜmit Yüksel · İnsan ve Hayat Kitaplığı · 2017549 okunma
Reklam
Puan vermedi·88 syf.·
2023 2. kitabı
Lübnan asıllı Halil Cibran' dan okuduğum ikinci kitap Kırık Kanatlar oldu. Hikaye her ne kadar birbirine kavuşamamış iki insanın aşk hikayesini anlatıyor olsa da derinliklerinde farklı anlamlarda taşımakta. Hikaye geçmiş zamanın Lübnan'ın da geçiyor. Burada doğulu kadınların hayatlarına değinip kendi yaşamları hakkında hiçbir söz hakkı olmadan yaşayışlarını, kadının toplumdaki yerini, din adamlarının yozlaşmasını ve toplumun kalıplaşmış genel yargılarının etkilerini Selma Karami ve Cibran olduğu düşünülen genç adamın aşk hikayelerinin içine ustalıkla yerleştirerek anlatmış yazar. Zengin bir ailenin kızı olan Selma Karami'nin toplumdan dışlanmamak adına babasının tamam dediği bir adamla evlenirken aslında toplumun gelenekleri arasına sıkışıp kalmış, sadece kendisine söyleneni yapan tüm Kırık kanatların hikayesi olmuş bu kitap. Zaten Cibran' da bu kitabı okurken bize aşkı, ölümü, gençliği, çaresizliği ve güçsüzlüğü şiirsel bir dille aktarmış.
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
Puan vermedi·424 syf.·
2023 1. kitabı
Üç seriden oluşan bir nöro- romanın ilk kitabı olan Pia Mater hem okuyacağım ilk nöro- roman olması hem de var olan popülaritesinden dolayı kitaptan beklentim oldukça fazlaydı. Okuduğumda ise maalesef beklentimin altında kaldı. Çünkü zihnimde çok daha farklı kurgulamıştım. Kitapta neyi sevip neyi sevmediğimden biraz bahsetmek istiyorum. Öncelikle kitabın içinde bazı bilimsel bilgilerin verilmesini ve bu bilgilerin kaynaklarının belirtilmesi güzeldi. Ama bu bilgilerin kitaba yerleştiriliş şeklini sevmedim. Çünkü bazen sırf o bilgiden bahsedebilmek için o bölüm yazılmış gibi hissettirdi. Bu da konunun bütünlüğünü bölüp kitabı gereksiz uzattı. Zaten kitapta sevmediğim diğer şey de tam olarak kitabın bu uzunluğu oldu. Kitabın dili ise oldukça akıcı ve yalın yazılmıştı. Hatta merak ve aksiyon unsurları da oldukça fazlaydı. Belki de bu durumdan dolayı sanki yabancı bir yazarın çeviri kitabını okuyormuş gibi hissettirdi. Kitabı okurken yazarın birçok yerde ilerleyen bölümlerde karakterlerin başına ne iş geleceğine ya da olayların nasıl evrileceğine dair verdiği o küçük tüyolar bende heyecan uyandırmadığı gibi merak hissimide köreltti. Kısaca kitabın kurgusu, konusu güzeldi ama bu konu çok daha farklı bir şekilde işlense, yazılsa kitap çok daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2020 41. kitabı
Birbirini hiç tanımayan iki insan bir gün bir araya gelir ve tuttukları günlükler de birbirlerine, geçmişe, ailelerine, evliliklerine, acılarına, yalnızlıklarına, yaşayamadıklarına, yarım kalmışlıklarına yer verir. Peki tüm bunların arasında Suzan nerede dersiniz? Suzan her yerde, her sayfada, her satırda, her cümle de...Çünkü Suzan aşkı temsil ediyor. Suzan dostluğu, çok sevmeyi, güzel sevmeyi temsil ediyor. Bazen de Suzan Derya'nın içinde. Ama aslında Suzan hem her yerde hem hiç bir yerde. Adam ve kadın da hayatları boyunca sevmek, sevilmek istemişler. Hatta Derya öyle bir istemiş ki sonunda yansa da kül olsa da yine de var olsun istemiş. "Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz." "Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?" "Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz." "İyi ya, boş değildi kucağım." "Ama yandınız, kül oldunuz." "Ama vardım, kül bunun kanıtı."
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2020 35. kitabı
Kaç ömür gerek, yaşamayı öğrenmek için? 400 küsür yaşında olan bir adam, Tom Hazard. Normal insanlardan çok daha yavaş yaşlanan, kendilerine Alba diyerek hayatlarını tehlikeye atmamak için sürekli yer değiştirmek zorunda kalan insanlar. Peki bu kadar yıl yaşayan bir adamın zamanla arası nasıldır sizce? Birçok olaya, ana tanıklık etmiş, yıllara meydan okumuş ama varken var olmayı, anı yaşamayı başaramamış. Geçmişi bir yük gibi sırtında taşıyıp, gelecekten kaygı duymayı bir türlü bırakmamış. Kalabalığın ortasında yalnızlığını maskelemeye çalışıp kimseye bağlanmamış. Çünkü ilk kural aşık olmayacaksın. İnsanları sevmeyecek, onlara karşı bir şey hissetmeyeceksin. Bunun tam tersini yaparsan acı çekersin. Belki bu kural gizliden gizliye bizim de içimizde vardır. Yaşamaktan, acı çekmekten, sevmekten, sevilmekten, reddedilmekten, haksızlığa uğramaktan korkuyoruz. Acı çekmemek için sevmiyor, kaygı duyduğumuz için anı yaşayamıyoruz. Oysa bu kadar korkmasaydık, nasıl biri olurduk? Kim bilir?
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Reklam