Filistin meselesinin yaklaşık 100 yıllık uzun ve sancılı tarihi boyunca, dışarıdan yapılan müdahaleler, içerideki bölünmeyi ve ayrışmayı da hızlandırdı. Bunun en keskin neticesi ise, İsrail işgalinin daha da yaygınlaşması ve kolaylaşması oldu.
Ortadoğu'daki bu kaos, İsrail'e daha fazla yayılma, gücünü artırma ve işgali derinleştirme noktasında sınırsız bir alan açıyor. İran "İsrail'e karşı direniş cephesi" olduğunu iddia ederek yayılmacı dış siyasetini temellendirirken, İsrail de "İran tehdidine karşı" Batı'yı ve bazı Arap ülkelerini yanına alarak kendi işgal siyasetini perdeliyor. İki taraf da bu anlamda birbirinden besleniyor.
Ortadoğu'daki çatışma, dünyanın her yerindeki çatışmalarda genellikle olduğu gibi sadece silah tüccarlarına zengin ediyor. Milyar dolarlar ellerinden Müslüman kanı damlayan karanlık odakların ceplerine ve kasaların akıyor.