İslâm tarihinde ise Hz. Hamza'yı tanımlamak için temelde üç sıfat kullanılmaktadır:
1) "Allah'ın Aslanı"
2) "Resulullah'ın Aslanı"
3) "Şehitlerin Efendisi"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ortamda öyle bir neşe ve mutluluk var ki, bir an Kudüs'ün İsrail işgali altında bulunduğunu bile unutabilirsiniz. Ama zinde, enerjik ve yüksek moralli bir toplum manzarası da işgale karşı direnişin yöntemlerinden biri. Umudunu hiç kaybetmeme ve hayata tutunma anlamında, belki de en önemlisi. Kudüs'e gelmeden, bunu kavrayabilmek gerçekten çok zor.
"Salli ale'n-Nebi!" (Peygamber'e salavat getir!) Bu kısacık ama dopdolu ifade, Kudüs halkının lisanında sayısız düğümü çözen bir iksir, hemen her soruya verilmiş bir cevaptır. Kızdıklarında, sevindiklerinde, heyecanlandıklarında, üzüldüklerinde, bir nimete kavuşunca, eldekini paylaşırken... Kısaca hayatlarının her anında, "Peygamber'e salavat" muhakkak gelir, bağlamına yerleşir.
"İsrail, bizi yok etmeye her çalıştığında biz daha da güçlendik. Bizi her hezimete uğratmaya giriştiğinde, kendisi hezimete uğradı. İsrail'in durumu, örümceğin yuvasına benziyor."
Tarih, Türkiye'nin bugün takip etmeye çalıştığı Kudüs siyasetini "Zor bir zamanda, imkânsızlıklar içinde, samimiyetle bir şeyler yapma çabası" olarak yazacak. Filistinliler de, elimizden bazı şeylerin gelemediğini görmelerine rağmen, bu samimiyet hürmetine bizi çok seviyor. Daha fazlası için ise, daha fazla çalışmak gerekiyor elbette.