Sonra da:
"Yüce Allah'ın, sana, rüzgârı, ne için uysal kıldığını, biliyor musun?" diye sordu.
Süleyman Aleyhisselâm:
"Hayır! Bilmiyorum!" dedi.
Karınca:
"Dünyanın tümünün, esen, gelip geçen bir Yel'den ibâret bulunduğunu sana haber vermek için!" dedi.
Süleyman Aleyhisselâm:
"Bana, öğüt ver!" dedi.
Karınca:
"Babana, Dâvûd isminin ne için konulduğunu, biliyor musun?" diye sordu.
Süleyman Aleyhisselâm:
"Hayır! Bilmiyorum!" dedi.
Karınca:
"O, kalb yarasını, tedavi etsin diye verildi!" dedi.
Bunun üzerine, Yüce Allâh, Şemûyel Aleyhisselâma;
Allah'ın, insanları sûretlerine, görünüşlerine göre değil, kalblerinin iyiliğine ve düzgünlüğüne göre, üstün tuttuğunu, Vahy ile bildirdi.