"Durum buydu. Kimse kimseyi dinlemiyordu. Hayatımızın tam ortasında, hepimiz başımız öne eğik ya da bakışlarımız yukarıda dolaşıyor, birinin dualarımızı duyması, içimizdeki en derin üzüntüyle en derin arzuyla konuşmamızı dinlemesi için yakariyorduk."