Bugün çoğu kültürde anı yaşamak yüceltilsede türümüz sürekli bunu yaparak varlığını sürdürecek şekilde evrimleşmedi.Tam tersine.İç dünyamızı iç sesimizin beslediği düşüncelerle,anılarla ve hayallerle dolup taşan capcanlı bir yer olarak yaşama kabiliyetini geliştirdik.
Hiç susmayan iç konuşmalarımız sayesinde bilgiyi aklımızda tutabiliyor,kararlarımızı gözden geçirebiliyor,duygularımızı kontrol edebiliyor,alternatif gelecekleri hayalimizde canlandırabiliyor,geçmişi hatırlayabiliyor,hedeflerimize ulaşma konusunda nerede olduğumuzu takip edebiliyor ve kim olduğumuza dair algımızın temelini oluşturan kişisel anlatımızı sürekli olarak güncelleyebiliyoruz.Bütün büyük hünerlerimizi-inşa ettiğimiz şeyleri,anlattığımız hikayeleri ve düşlediğimiz gelecekleri-zihninizden asla tam olarak kaçamayışımıza borçluyuz.