Arada bir günlük siyasetten başımızı kaldırıp, daha kalıcı olan işlere bakmakta yarar var; 'İki kapılı bir han' diyen Âşık Veysel'e mesela. Bu hanı siyasetçiler durmadan doldurur boşaltır, binlerce, on binlerce siyasetçi ya da makam sahibi gelir geçer ama Veysel'in tek bir dizesi yüzyıllara dayanır. Yaratıcının makam sahibine üstünlüğü de budur zaten.
Siz Yunus Emre dönemindeki valileri, vezirleri sayabilir misiniz? Ya Karacaoğlan dönemindekileri?..
Kısacası içtenlik, müzikte yalan söylememek!
İtalyan şarkıcısı Giovanna Marini ile birkaç konserde birlikte söylemiştik. Çok ilginç bir hikayesi vardı.
Marini İtalyan halk şarkıları derlemek için köylere gitmiş, bir köyde ağıt dinlemek istemiş. 'Niye?' demiş köylüler. 'Biri mi öldü?'
'Peki bir düğün havası söyleyin' demiş.
'Birisi mi evleniyor da haberimiz yok' demişler.'
Marini ne kadar uğraştıysa da, köylülere türkü söyletememiş. Roma'ya dönmüş. Aylar sonra bir telgraf almış o köylülerden.
'Biri öldü. Ağıt söylüyoruz. Acele gel.'
İşte sır burada. Büyük müziğin sırrı bu!