“ Onun için Yahya Kemal:
' Şeb-i lâhûtda manzûme-i ecrâm gibi
Lafz-ı bişnevle doğan debdebe-i mânayız. '
derken âdeta borcu öder. ”
{ Kutsal bir gecede, semada, şiirin muazzam manzumesine benzer bir intizamla bir araya gelen yıldızlar gibi ' Dinle! ' lafzıyla doğan mânanın ihtişamıyız. }
“ Onun ( Mevlânâ' nın ) dünyası hareket halinde bir dünyadır. Burada her şey yaratıcı aydınlığın ve aşkın kendisi olan Allah'ın etrafında döner, ona doğru yükselir, onda kaybolur, ondan doğar ve ayrılır, tekrar onunla ve birbirleriyle birleşir. Her şey burada birbirini özler, birbirinin aynıdır, birbirine cevap verir. Bu mahşerde ne öldüren, ne öldürülen, ne seven, ne sevilen birbirinden fark edilir. ”
“ Kimdir bu Şems? Nasıl adamdı? Hangi hikmetlerle konuşuyordu? Mevlânâ' ya bütün devrinde o kadar yayılmış olan vahdet-i vücut felsefesi dışında ne öğretmişti? ”