Geceleri gözümün biri gökteki yıldızlarda, diğeri ustanın küçük televizyonundayken, tam uykuya dalmak üzereyken Kırmızı Saçlı Kadın'ın bana gülümseyişi gözümün önünde canlanırdı.
O gülümseyişi, yüzündeki "Seni tanıyorum" diyen anlam ve ifadesindeki şefkat olmasaydı belki de onu bu kadar çok düşünmezdim.
Kendimi onlara onca yakın hissetmiş olsam da, aklıma gelmiyorlar. Ama eskiden uzak, soğuk, gizemli duran sen, şimdi yanı başımda ışıl ışıl parlıyorsun. İçime bir kuşku düştüğünde, sana danışıyorum. Verdiğin yarıtlar onların verebileceklerinden çok daha doyurucu geliyor bana. Nerede olursam olayım, hep yanımdasın. Yokolup giden onlar. Sense varlığını en çok hissettirensin.