Materiyalistik şartlanma, dar gelirlileri rızık kaygısıyla gününü geçirmeye zorlarken, zengin denilen kimseler haz peşinde… Bu ortamda Allah‘ın buyruğundan, öte dünyadan bahsetmenin yadırganmasına şaşmamalı.
Belirsiz kavramlara, yerine ve zamanına göre farklı anlamlar yüklenebildiğinden gerçek niyetler kolayca gizlenebilmekte, sonunda muvazaa zorlaşmaktadır.
Dostoyevski’nin deyişiyle, inanırsa inandığına inanmıyor, inanmazsa inanmadığına… Sürekli şüpheyi yaşayan günümüz insanı, sanıyorum irfan dediğimiz kavrayış yüksekliğini de gitgide kaybediyor.