Şimdi uzanır sari pencereler meçhule.
Bir yorgun, kaç sene taş duvarlardan bir ümide tutunur?
Sahi bir mahkuma kaç tövbe bir yol olur?
Bir avuç dua kalırken geride,
Gidenler tek tek kaybolurken, geride kalanları gel ayır ayirabilirsen çocuk...
Ne hoyrat yaşanmışlara çıktı yollar kavşaklarda. Serap gibi çöken zamana inat.
Yollar çıkarken delik deşik çocuk hikayelerinden, ıssiz mi ıssiz bir yere.
Geçmiyor işte, gri sokaklar öylece.
Oysa ne çok severdin
Düşe kalka yürümeyi.
Hey! hiç düşmemek olur mu şaşkın çocuk?
Çek gözlerini üzerimden
Sanki bir yerlerden tanıdık, uzun uzun gülüşlerinden belli.
Bir deli bir gülüşe kaç kere mahkum olabilir?
Derin derin düşerken zemheride heceler uzak değilsin sen bana ey çocuk...!