Kopuş davalarının çoğunda savunmanın hedefi, sanığı aklamaktan çok düşüncelerini gün ışığına çıkarmaktır. Sokrates, cezasını seçmesi önerildiğinde, uzlaşmaya gidebilir, sürgünü ya da para cezasını teklif edebilirdi; aksine, yargıçlarıyla dalga geçerek hayatını feda etti .
..Bunlar zafer suçluyu terk ettiğinde suçtur; onun bayrakları altında yürüdüğünde sadece siyasi eylemdir. Raskolnikov‘a gelince, onun kendi kendisine sordugu sorular hiç bitmez.
Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihteki varlık nedenimiz? Diye soruyordu 1925’te komünist sanık Rakosi, naip Horthynin yargıçlarına. Yargıçların, savcıların ve sanıkların her dava eşiğinde kendilerine sormaları gereken sorulardır bunlar.
Halbuki ben
dev gövdemin
kof bir alçı kalıp olduğunu biliyorum. Biliyorum,
hesabettim:
Sayısı on’lar evini doldurmayan senelerden sonra. Geniş göğsüm
çatlayacak
Kekremsi bir hayat dilimindeyiz
Bakır tadında geçiyor günler
Tutmuş yolları bir sürü harami
Geleni geçeni sigaya çekmekte
Şüphesiz onlar ölüm getiricilerdir
Ve sevincin düşmanı olarak bilinirler
Yoktur gözlerinde sevgilerin ışıltısı
Aşk yoktur, duman bürümüştür büsbütün